Biyoteknoloji Nedir? Olumlu Ve Olumsuz Yönleri Nelerdir?

Biyoteknoloji Nedir Olumlu Ve Olumsuz Yönleri NelerdirTeknolojik ürünler denildiğinde aklımıza sadece bilgisayar ve elektronik ürünler gelmektedir. Oysa günümüzde çok daha farklı teknolojik ürünler üretebilmekteyiz. Fotoğrafta gördüğünüz meyveli yoğurt ve aşı da teknolojik ürünler arasında yer almaktadır. Bu ürünlere teknolojik ürün denilmesinin nedeni, elde edilme yöntemlerinin farklı olmasıdır. insan ve çevre sağlığını olumsuz etkilemeyecek yöntemler ile bilim ve mühendislik ilkelerine dayalı olarak biyolojik sistemlerin mal ve hizmet üretiminde kullanılmasına biyo-teknoloji denir.

Biyo-teknolojiyi amaçlarına ve çalışma konularına göre tıbbi biyo-teknoloji, tarım ve hayvancılık biyo-teknolojisi, gıda biyo-teknolojisi, endüstriyel biyo-teknoloji ve çevre biyo-teknolojisi olarak beş farklı grupta toplamak mümkündür. Peki, biyo-teknoloji uygulamalarının olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir? Biyo-teknolojinin tarihsel gelişimini ve bu alanda faaliyet yürüten meslek gruplarını birlikte öğrenelim.

Biyoteknolojinin Olumlu Ve Olumsuz Yönleri Nelerdir?

Modern biyo-teknolojinin hiç kuşkusuz çok önemli sosyal, ekonomik ve çevresel yararları vardır. Ancak insan ve çevre sağlığını olumsuz etkileme; sosyo-ekonomik yapıyı. biyolojik çeşitliliği ve doğal ürün çeşitlerini bozma; bir ülkenin ya da toplumun sosyo-ekonomik refahını zedeleme; geleneksel, etik, ahlaki ve dinsel değerlere zarar verme gibi sorunlara yol açabileceği de vurgulanmaktadır.

Biyoteknolojinin Olumlu Etkileri

Biyo-teknoloji Endüstri Kurumu, biyo-teknolojinin yararlarını; çevre, sağlık, tarım ve gıda işleme, beslenme ve gıda kalitesi olarak belirlemiştir.

Çevresel Yararlar: Biyo-teknoloji, gübre ve ilaç kullanımını azaltacak nitelikte çeşitler geliştirilmesini, toprak ve yer altı suları kirliliğinin, dolayısıyla çevre kirliliğinin azaltılmasını sağlayabilir. Ayrıca biyo-teknoloji ile kimyasal maddeleri, ağır metalleri ve çevreye zararlı maddeleri ortadan kaldıran yöntemler geliştirilebilir.

Sağlık ile ilgili Yararlar: Tıp ve hijyen alanında çeşitli ilaç ve aşılar, biyo-teknolojik yollarla geliştirilmektedir. insanda hastalığa neden olan genlerin tespiti ve tedavisinde biyo-teknolojiden yararlanılabilir.

Tarım ve Gıda ile ilgili Yararlar: Biyo-teknoloji uygulamaları ile tarım sektöründe yüksek verimli, tuzluluğa, soğuğa ve kuraklığa dayanıklı çeşitlerin üretilmesi beklenmektedir.

Ürün kalitesinin artırılması çalışmalarında son yıllarda büyük başarılar kazanılmıştır. Yüksek proteinli soya, A vitamini miktarı artırılmış çeltik, nişasta ve amino asit içeriği artırılmış patates vb. biyo-teknoloji ile gerçekleştirilmiştir. Temizlik malzemesi üretiminde kullanılan bitkilerden biyo-teknoloji ile daha az maliyetli ham madde temin edilebilmektedir. Sebze ve meyvelerde raf ömrünün uzatılması, özellikle domateste başarılmış olup benzer çalışmalar çeşitli meyvelerde sürdürülmektedir. Genetik mühendisliği teknikleri kullanılarak insan ve hayvanlarda aşı etkisi gösterebilecek elma, muz gibi bitkilerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar sürmektedir. Uzun vadede ürün kalitesinin ve miktarının artırılması amacına ulaşılması hâlinde doğal alanların tarım alanlarına dönüştürülmesi ihtiyacı azalacak, doğal yaşam ortamları korunabilecektir.

Biyo-teknolojinin Olumsuz Etkileri

Genetik mühendisliği, doğada asla çiftleşemeyecek farklı türler arasında gen transferine olanak sağlamakta, balık genini domatese, insan genlerini koyuna aktarılabilmektedir. Hiçbir gen bağımsız, tek başına çalışmadığından, bir organizmaya transfer edilen gen ya da genlerin insan sağlığı ve çevre üzerinde beklenmeyen ve istenmeyen yan etkileri olabilir.

Biyo-teknoloji ile ilgili riskler genel olarak çevresel riskler, sağlık riskleri ve sosyo-ekonomik riskler başlıkları altında ele alınmaktadır,

Çevresel Riskler: Biyo-teknoloji ekolojik dengenin bozulmasına ve biyo-çeşitliliğin azalmasına yol açabilir, Mısır üzerinde yapılan bir biyo-teknolojik çalışma, mısıra zarar veren kurtlar üzerinde etkili olduğu gibi bazı kelebek türlerinin de zarar görmesine yol açmıştır.

Sağlık Riskleri: Genetik mühendisliği ile üretilen bitkilerdeki yeni genler, alerjik reaksiyonlara neden olabilir. 1996 yılında Brezilya kestanesinden soya fasulyesine aktarılan geni içeren ürünler, alerjiye neden olduğu için marketlerden toplatılmıştır.

Sosyo-Ekonomik Riskler: Biyo-teknolojiden yararlanma olanaklarının sınırsız olması nedeni ile endüstrileşmiş ülkeler bu teknolojinin araştırma-geliştirme (AR-GE) faaliyetleri için insan gücü ve finansal kaynaklar anlamında büyük yatırımlar yapmışlardır. Bu durum, dünyanın sosyal ve ekonomik yapısını değiştirebilir. Gelecekte, birkaç çok uluslu şirketin tüm dünyanın tüketim kararları üzerinde etkili olması riski söz konusudur.

Bitki üretiminde, tohumluk ve ilaç temininde geleneksel yöntemlerden ve yerel kaynaklardan ziyade dışa bağımlılık sorunu oluşturacaktır. Biyo-teknoloji büyük kârlılık potansiyeli nedeni ile de sosyo-ekonomik sorunların artmasına neden olabilir. Mesela Madagaskar, gelirinin büyük bir bölümünü vanilya ihracatından karşılamaktadır. Vanilyanın biyo-teknolojik olarak üretilmesi bu ülkenin ekonomisine büyük darbe vuracaktır. Klonlanmış koyun Dolly’den sonra insan klonlama konusu tüm dünyada çok büyük tepkilere yol açmıştır. insan klonlamanın ikinci sınıf vatandaşlar oluşmasına hatta köleliğe neden olabileceği düşünülmektedir. Klonlanan insanın akrabalarının kimler olacağı üzerinde ahlaki ve etik tartışmalar da ciddi boyutlardadır.

Sonuç olarak genetiği değiştirilmiş ürünlerde henüz tam olarak bilinmeyen ancak insan ve çevre sağlığını olumsuz etkileyebilecek özelliklerin bulunabileceğine ve etik olmayan uygulamaların yapılabileceğine ilişkin kaygılar tartışılmaya devam etmektedir.


47 Yorum
  1. 7 Şubat 2017
    • 7 Şubat 2017
      • 16 Şubat 2017
        • 16 Şubat 2017
        • 15 Mart 2017
        • 15 Mart 2017
      • 27 Şubat 2017
      • 15 Mart 2017
      • 29 Mart 2017
    • 15 Mart 2017
    • 15 Mart 2017
  2. 16 Şubat 2017
    • 19 Şubat 2017
    • 6 Mart 2017
  3. 19 Şubat 2017
    • 21 Şubat 2017
  4. 21 Şubat 2017
  5. 22 Şubat 2017
    • 24 Şubat 2017
    • 14 Mart 2017
  6. 22 Şubat 2017
  7. 26 Şubat 2017
  8. 27 Şubat 2017
  9. 27 Şubat 2017
  10. 27 Şubat 2017
  11. 27 Şubat 2017
  12. 27 Şubat 2017
  13. 5 Mart 2017
  14. 5 Mart 2017
    • 5 Mart 2017
  15. 5 Mart 2017
  16. 5 Mart 2017
  17. 5 Mart 2017
  18. 5 Mart 2017
  19. 5 Mart 2017
  20. 7 Mart 2017
  21. 9 Mart 2017
    • 13 Mart 2017
  22. 9 Mart 2017
  23. 15 Mart 2017
  24. 15 Mart 2017
  25. 15 Mart 2017
  26. 19 Mart 2017
  27. 22 Mart 2017

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.