Proteinler Nedir? Özellikleri ve Yapısı Hakkında Bilgi | Konu Anlatımı

Proteinler Nedir Özellikleri ve Yapısı Hakkında Bilgi Konu AnlatımıProteinler, canlıların yapısında en fazla bulunan organik moleküllerdir. Organizmanın gerçekleştirdiği tüm yaşamsal faaliyetlerde görev alan ve yapılarında; karbon, hidrojen, oksijen, azot elementleri ile birlikte kükürt elementi bulundurabilen polimerlerdir. Proteinlerin monomerleri amino asitlerdir. Bir amino asidin yapısında, merkezdeki karbon atomuna bağlı; bir hidrojen atomu, bir amino grubu, bir karboksil grubu ve “R” ile sembolize edilen değişken (radikal) grup vardır. Canlılarda bulunan 22 farklı amino asidin değişken grupları birbirinden farklıdır. Bu amino asitlerin büyük bir kısmı insan vücudunda üretilebilir. İnsan vücudunda üretilemeyenler dışarıdan besinlerle alınmak zorundadır. Bunlara temel (zorunlu) amino asitler denir. Bir amino asidin karboksil grubu diğer amino asidin amino grubu ile etkileşime girer.

Dehidrasyon tepkimesi ile bir molekül su açığa çıkarak peptit bağı kurulur ve dipeptit oluşur. Çok sayıda amino asit, dehidrasyon tepkimesi ile bir araya gelirse polipeptitler oluşur. Polipeptitlerin uzunluğu birkaç amino asitten binlerce amino aside kadar değişebilir. Özgül üç boyutlu yapı kazanmış bir ya da birden fazla polipeptitin bir araya gelmesiyle de protein molekülleri oluşur. Polipeptit sentezi DNA şifresine göre ribozomlarda gerçeklesir. Amino asitlerin farklı sayı, çeşit ve sırada kombinasyonlar oluşturması sonucu milyonlarca farklı polipeptit sentezlenebilir. Yüksek ve düşük sıcaklık, kuvvetli asit ve bazlar, yoğun tuz, yüksek basınç, radyasyon gibi etkenler proteinlerin yapısını bozar. Bu olay denatürasyon olarak adlandırılır. Denatüre olmuş bir protein biyolojik özelliklerini kaybeder ancak besin değerini kaybetmez. Örneğin yumurta pişirildiğinde yüksek sıcaklık sonucu içerdiği proteinler denatüre olur ve bunun geri dönüşü yoktur. Denatürasyonda amino asitler arasındaki peptit bağları korunur, proteinin üç boyutlu yapısı bozulur ve fonksiyon gerçekleştiremez hale gelir.

Denatüre olmuş bazı proteinler eski haline dönebilir. Buna renatürasyon denir. Proteinler canlılarda yapıcı, onarıcı ve düzenleyici olarak görev alır. Hücre zarının yapısında bulunan proteinler, maddelerin tanınması ve taşınmasını sağlar. Biyolojik tepkimeleri hızlandıran ve katalizör olarak görev yapan enzimler protein yapılıdır. Protein yapısında olan insülin, glukagon gibi hormonlar düzenleyici olarak görev yapar. Antikor gibi savunma proteinleri vücut içerisine giren yabancı maddeleri tanır ve mikroorganizmaları etkisiz hale getirir. Kırmızı kan hücrelerinin yapısında bulunan hemoglobin, protein yapılı olup solunum gazlarını taşır. Kanın pıhtılaşması proteinler sayesinde gerçekleşir. Kollojen gibi yapısal proteinler, kemik, kıkırdak ve eklemlerin yapısına katılır. Saç, tırnak, tüy, boynuz gibi yapılarda protein bulunur. Kas kasılması yine protein iplikler tarafından gerçekleştirilir.

Proteinler, enerji verici olarak kullanıldığında boşaltım atığı olarak karbondioksit ve su dışında amonyak da meydana gelir. Vücutta önemli role sahip protein açısından zengin besinler; et, süt, peynir, yoğurt, yumurta, baklagiller, tahıllar ve kuru yemişlerdir. Sadece bitkisel veya sadece hayvansal besinler vücut için gerekli olan tüm amino asit çeşitlerini yeterince içermez. Bu nedenle amino asitler bakımından uygun bir diyet programı oluşturulmalıdır. Vücuda gerektiği kadar protein alınmadığında büyüme aksar; halsizlik, tüm vücutta kuruma, büzülme, saç dökülmesi ve ödem görülür. Yıpranan dokuların onarımı zorlaşır. Bağışıklık sistemi zayıflar. Proteinler vücutta doğrudan depolanamaz, dışarıdan besinler yoluyla alınan proteinlerin fazlası yağa dönüştürülerek depolanır. Bu durum şişmanlığa neden olur, böbrekler ve karaciğerde hasara yol açar. Ayrıca idrarla kalsiyum atılmasına ve gut hastalığına neden olur.


2 Yorum

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.