Büyük Taarruz Önemi, Nedenleri Ve Sonuçları Hakkında Bilgi

Büyük Taarruz Önemi, Nedenleri Ve Sonuçları Hakkında BilgiSakarya Meydan Savaşı’nın ardından Eskişehir-Afyon hattına çekilen Yunan ordusu, işgali altındaki toprakları koruyabilmek için savunma mevzilerini güçlendirmeye çalıştı. Ordumuz ise Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın emriyle düşmanı yurttan atmak üzere zaman geçirmeden taarruz hazırlıklarına başladı. Karşılaştığı bütün güçlüklere rağmen mücadelesine devam eden Mustafa Kemal bir yandan ordunun eksikliklerini giderirken diğer yandan taarruz planını gizli tutmaya özen gösterdi. Çünkü o, taarruz stratejisini milletin tüm imkânlarını seferber ederek düşmanın beklemediği bir zamanda aniden harekete geçme esasına dayandırmıştı.

Başkomutan, ordunun yanı sıra kamuoyunu ve Meclisi de hazırlamaya önem verdi. Bu amaçla bir yandan Hâkimiyeti Milliye gazetesinde yazılar yazarken diğer yandan halka dağıtılacak bildirileri bizzat kaleme aldı. Taarruzun bir an önce yapılmasını isteyen milletvekillerini de “Ordumuzun kararı, taarruzdur. Fakat bu taarruzu erteliyoruz. Sebebi, hazırlığımızı tamamen ikmale biraz daha zaman lazımdır. Yarım hazırlıkla, yarım tedbirle yapılacak taarruz hiç taarruz etmemekten daha fenadır.” sözleriyle yatıştırdı. TBMM de ona olan güvenini göstermek için Başkomutanlık yetkisini süresiz uzattı. 1922 yılının yaz aylarına gelindiğinde ordumuz artık taarruza hazır hale gelmişti. Türk milleti Mustafa Kemal’in öncülüğünde büyük fedakârlıklar göstererek düşman ordusuyla hemen hemen denk kuvvette bir ordu kurmayı başarmıştı.

Mustafa Kemal Paşa’nın savaş planı, Yunan ordusunun en kuvvetli kısmına tek ve kesin bir darbe vurarak onu dağıtmak esasına dayanıyordu. Bu planın başarılı olması için de ordumuzun büyük bölümü düşmana belli etmeden gizlice Afyonkarahisar’ın güneyine geçirilmişti.

Hazırlıkların tamamlanmasının ardından Büyük Taarruz, 26 Ağustos 1922 günü sabah saat 5.30’da Kocatepe’de bulunan Mustafa Kemal Paşa’nın emriyle başladı. Türk birlikleri “Dört beş ayda aşılamaz.” denilen Yunan mevzilerini birkaç gün içinde aşarak Afyonkarahisar’ı aldılar. Bir yandan da İzmir’e doğru kaçmakta olan düşman birliklerini Dumlupınar’da kuşattılar.

30 Ağustos günü Dumlupınar’da yapılan savaşı doğrudan doğruya Mustafa Kemal Paşa yönetti. Tarihe “Başkomutan Meydan Muharebesi” adıyla geçen bu savaşta ordumuz Yunan ordusunu büyük bir bozguna uğrattı. Daha sonra da Mustafa Kemal Paşa’nın “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emriyle Ege ve Marmara kıyılarına doğru kaçan düşmanı takip etmeye başladı.

Türk birlikleri, aralarında Yunan Ordusu Başkomutanı General Trikopis’in de bulunduğu çok sayıda Yunan askerini esir alarak 9 Eylül’de İzmir’e girdiler. Bu arada Eskişehir yöresindeki kuvvetlerimiz de Bilecik, Bursa, Balıkesir ve Bandırma’yı kurtardılar. Böylece 18 Eylül 1922 tarihi itibarıyla Batı Anadolu’da bir tek Yunan askeri kalmadı. Mustafa Kemal de yanında bulunan komutanlarla birlikte 9 Eylül gecesini Kemalpaşa’da geçirdikten sonra 10 Eylül günü İzmir’e girdi.


Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.