Periyodik Tablonun (Cetvelin) Tarihsel Gelişimi | Nasıl Oluştu? Tarihçesi

Periyodik Tablonun (Cetvelin) Tarihsel Gelişimi Nasıl Oluştu TarihçesiÜnlü Rus kimya bilgini Dimitri İvanoviç Mendeleyev (1834-1907), 1907 yılında öldüğünde arkasında kendi adiyla anılan bir “periyodik tablo” bırakmıştı. Bilim tarihinde çok önemli bir yeri olan bu tabloyu Mendeleyev gerçi daha 1869 yılında düzenlemişti ama XX. yüzyılda da sürüp giden buluşlar bu tabloyu her seferinde doğruladıkları gibi yeni gelişmeler de onun öngördüğü doğrultuda gerçekleşecekti. Dahası, ‘doğada bulunan kimyasal elementlerin ayırt edici özelliklerine göre bütünsel ve belirli bir mantıksal sıralaması olan bu tablonun sayesinde doğada olmayan elementler de yapay olarak üretilebilmektedirler. Öyle ki Mendeleyev’in tabloyu ilk yaptığı tarihte altmış elementin varlığı biliniyordu ve Mendeleyev henüz bulunmamış daha otuz iki elementin varlığını öngörüyordu.

Günümüzde bunların tümü bulunmuştur ve tam, da Mendeleyev’in tablosunda ön görülen yerlerini almışlardı: Böylece doğada mevcut tüm elementlerin bulunmuş olduğu düşünülmektedir. Geçen yüzyılın başında, ünlü İngiliz bilgini John Dalton (1766-1844) ilk çağdan beri çeşitli düşünürlerce ileri sürülmüş bir görüşü, cisimlerin atomlardan oluştuğunu kanıtladığı zaman bilimde yepyeni bir çığır açılmış olduğu gibi Mendeleyev’in yapacağı tablonun da temeli atılmıştı. Dalton, cisimlerin atomların birleşmesiyle ortaya çıktığını, cismin atomlarının bir başkasınınkilerle birleşerek yeni cisimler oluşturduğunu bulmuştu. Bunun da ötesinde hidrojen atomunu ölçüt alarak öteki atomların her birinin ağırlıklarını ve başka elementler oluşturmak üzere birleşme. miktarlarını saptamayı başarmıştı. Yine Dalton’un gösterdiği çok önemli bir olgu da maddenin katı, sıvı ve gaz hallerinde olduğu, birinden ,öbürüne dönüşebildiği idi. Bir başka deyişle, madde yok olmuyor ya da yoktan var olmuyordu sadece bileşimi değişiyordu.

Dalton’un kuramı tek tek atomlar hakkında bilgi vermekle birlikte bütünsel bir bakış getirmediği için atomların kimyasal ve fiziksel ayırt edici özelliklerine göre bir sınıflaması yapılamamıştı. Daha sonraki yıllarda Johann Wolfgang Döbereiner (1780-1849) birçok elementin atom ağırlığının aritmetik bir ilerleme gösterdiğini saptayarak üçlü kümelere dayanan bir sınıflandırmayı denemişti. 1860’larda John Alexander Reina Newlands (1837-1898) elementlerin atom ağırlıklarına göre sekizer sekizer benzerlikler gösterdiğini gözlemleyerek “sekizli yasası” dediği bir saptamada bulunmuştu. Mendeleyev böyle bir bilgi birikiminden kalkarak ilk kez bütünsel bir tablo içinde atomları sınıflandırabilmiştir. Mendeleyev’e göre atomların kimyasal açıdan farklılıkları öncelikle atomlarının çekirdekler’ çevresinde dönen elektronlarının sayısındaki farklılıklardan kaynaklanıyordu. Buna göre en dış kabukta bir elektronu olan atomlardan en dış kabukta sekiz elektronu olan atomlara uzanan sekiz küme saptanmıştı.

Mendeleyev bu sekiz kümeyi tablosunda yukarıdan aşağı kolonlar halinde gösterdi. Aynı sayıda dış kabuk elektronuna sahip elementler aynı kümede, dolayısıyla aynı kolonda yer alıyorlardı. Aynı küme elementleri birbirlerine çok yakın benzerlikler gösteren elementlerdi. Bunlar kendi aralarında atom çekirdeğini saran kabuk sayısına göre birbirlerinden ayrılıyorlardı. Bu farklılık da yatay sıralar üzerinde gösterildi. Mendeleyev’in “periyot” olarak adlandırdığı bu sıraların adedi de yedi idi. Bir başka deyişle, bir tek kabuğu olan element birinci periyotta (sadece hidrojen ve helyum), iki kabuğu olan ikinci periyotta, vb. olmak üzere toplam yedi periyot halinde tabloda dizilmişlerdir: Dolayısıyla her elementin tabloda bir kutusu vardır ve bu kutu için elementin adı, simgesi, atomik sayısı (atomunun sahip olduğu elektron adedi) ve atom ağırlığı gösterilir. “Lantanidler” ve “Aktinidler” genel adı altında toplanan ender toprak metalleri için tabloda birer kutu ayrılmış, ayrıntılı dökümü ise daha. altta ,bağımsız olarak yapılmıştır. Günümüzde “adı konmuş” yüz üç element tabloda gözükmektedir. Oysa üç element daha bulunmuş durumdadır; ancak bu elemetleri bulan ABD ve SSCB ad koymak konusunda anlaşamadıkları için henüz’ tablodaki yerleri  açıktır!

Periyoduk Tablonun (Cetvelin) Tarihsel Gelişimi Nasıl Oluştu Tarihçesi


2 Yorum

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.