Saltanatın Kaldırılması Nedir? Nedenleri Ve Sonuçları Özet Bilgi

Saltanatın Kaldırılması Nedir? Nedenleri Ve Sonuçları Özet Bilgi

“Neredeyse sabah olacaktı. Onun yanında dünya, gecesi gündüzü olmayan bir alemden ibaretti. Bu nedenle sanki uykuya da ihtiyaç yoktu. Defteri alıp geldim. Söylediklerini not etmem’, ancak kimseye göstermememi; kendisi, Süreyya Bey ve benim aramda sır olarak kalmasını istedi. Tarih koydurdu ve ‘Pekala yaz!’ diyerek devam etti. ‘Bir: Zaferden sonra hükûmet şekli cumhuriyet olacaktır. İki: Padişah ve hanedan hakkında zamanı gelince gereken yapılacaktır.”

Mazhar Müfit Kansu

Mazhar Müfit Bey’in yukarıda sözünü ettiği kişi Mustafa Kemal’dir. Bu olay onların kongre için Erzurum’da bulundukları günlerde yaşanmıştır.

Saltanatın Kaldırılması Nedir Nedenleri Ve Sonuçları Özet BilgiMustafa Kemal, Osmanlı Devleti’nin gerçekte Mondros Ateşkes Antlaşması’yla birlikte sona erdiğini düşünüyordu. O, bu düşüncesinin doğruluğunu Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasından sonra geldiği İstanbul’da daha açık bir şekilde görmüş ve bundan sonra yapılması gerekenlerle ilgili şunları söylemiştir: “Osmanlı Devleti’nin temelleri çökmüş, ömrü tamamlanmıştı. Osmanlı memleketleri tamamen parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türk’ün barındığı bir ata yurdu kalmıştı. Son mesele bunun da taksimini sağlamaya çalışmaktan ibaretti. Osmanlı Devleti, onun istiklal’, padişah, halife, hükûmet, bunların hepsi anlamı kalmamış birtakım boş sözlerden ibaretti.

Neyin ve kimin dokunulmazlığı için kimden, ne gibi yardım sağlanmak isteniyordu?

O halde ciddi ve gerçek karar ne olabilirdi?

Efendiler, bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da millet hakimiyete dayanan, kayıtsız şartsız, bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak!”

Yukarıdaki sözlerinden de anlaşılacağı üzere, Mustafa Kemal’in amacı, önce yurdumuzu işgalden kurtarmak, ardından da milli egemenliğe dayanan kayıtsız şartsız, bağımsız yeni bir Türk devleti kurmakta. O, egemenliğin millete ait olması gerektiğini Amasya Genelgesi’nde yer alan “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” cümlesiyle ifade etmişti. Erzurum Kongresi’nde kabul edilen “Kuvayımilliyeyi güçlendirmek ve milli iradeyi hakim kılmak esastır.” maddesi onun bu anlayışının bir yansımasıydı. Aynı şekilde, Sivas’a geldiğinde çıkardığı gazeteye İrade-i Milliye adını vermesi, Ankara’da ise Hâkimiyet-i Milliye adıyla başka bir gazete çıkarması da millî egemenliğe olan bağlılığının birer göstergesiydi.

Mustafa Kemal, milli egemenliği gerçekleştirme yolundaki en önemli adımını 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisini açarak attı. O, 24 Nisan 1920’de verdiği önergede bütün yetkilerin Mecliste toplandığını ve Büyük Millet Meclisinin üzerinde hiçbir gücün bulunmadığını ifade etti. 1921 Anayasası’nda da egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu vurguladı.

Mustafa Kemal, milli egemenliğin ülkemizde yerleşmesi için saltanatın kaldırılması gerektiğinin farkındaydı. Ancak Milli Mücadele’nin henüz devam ettiği bir dönemde saltanatı kaldırmanın ülkede yeni tartışmalara ve bölünmelere yol açabileceğini de görüyordu. Bu nedenle millî egemenlikle bağdaşmayan saltanat kurumunu kaldırmak için uygun zamanın gelmesini bekledi.

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın ardından İsviçre’nin Lozan kentinde yapılacak barış görüşmelerine Ankara Hükümetinin yanı sıra İstanbul Hükümeti de davet edildi. Bunun üzerine Mustafa Kemal, fiilen sona ermiş olan saltanatı artık hukuken de ortadan kaldırma zamanının geldiğine karar verdi. Bu amaçla arkadaşlarıyla birlikte, yeni bir devletin kurulduğunu ve Anayasa gereği egemenliğin millete ait olduğunu ifade eden bir önerge hazırlayarak Meclise sundu. Önergenin komisyonda görüşülmesi sırasında söz alan Mustafa Kemal, Türk milletinin egemenliğini eline almış bulunduğunu belirterek şunları söyledi:

“Söz konusu olan, millete saltanatını, hakimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız, meselesi değildir. Mesele zaten oldubitti haline gelmiş olan bir gerçeği kanunla ifadeden ibarettir. Bu mutlaka yapılacaktır. Burada toplananlar, Meclis ve herkes meseleyi doğal karşılarsa sanırım ki uygun olur.”

Mustafa Kemal’in bu konuşmasının ardından komisyon saltanat ile halifeliğin birbirinden ayrılarak saltanatın kaldırılmasını öngören bir kanun tasarısı hazırladı. TBMM tarafından 1 Kasım 1922’de onaylanan bu Kanunla saltanatın İstanbul’un resmen işgal edildiği 16 Mart 1920’den itibaren sona erdiği hükme bağlandı.

Benzer Yazılar


7 Yorum

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.