Atatürk’ün Sağlık Alanında Yaptığı Yenilikler Nelerdir?

Cumhuriyet öncesi dönemde ülkemizde sağlık ile ilgili bir bakanlık yoktu. Hastane ve hekim sayımız ihtiyacın çok altındaydı. Ülkemizin hekim yetiştiren tek kurumu olan Darülfünunda tam anlamıyla çağdaş bir tıp eğitimi verilemiyordu. Yeterli kaynak ayrılamadığı için insanlarımız tıp biliminin geliştirdiği korunma, teşhis ve tedavi yöntemlerinden yararlanamıyordu. Bu nedenle pek çok vatandaşımız erken yaşlarda hayatını kaybediyordu.

Atatürk'ün Sağlık Alanında Yaptığı Yenilikler Nelerdir?Milli Mücadele’mizin başladığı günlerde askerimiz bir yandan düşmanla çarpışırken diğer yandan tifo, tifüs, kolera, trahom, verem, sıtma, çiçek gibi salgın hastalıklarla mücadele ediyordu. Cephe gerisindeki insanlarımızın durumu da pek farklı değildi. Bu nedenle Mustafa Kemal sağlıkta iyileştirme hareketine daha savaş sürerken başladı. TBMM’nin açılışından hemen sonra çıkarılan bir kanunla Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekâletinin (Sağlık ve Sosyal Yardımlaşma Bakanlığı kurulmasını sağladı. Böylece sağlık hizmetlerine büyük önem verdiğini ve bunu devletin temel görevlerinden biri olarak gördüğünü gösterdi.

Mustafa Kemal, 1 Mart 1922’de Mecliste yaptığı konuşmada sağlık alanındaki hedeflerini “Sağlık ve sosyal yardım hususlarında takip ettiğimiz gaye şudur: Milletimizin sıhhatinin korunması ve desteklenmesi, ölümün azaltılması, nüfusun arttırılması, bulaşıcı ve salgın hastalıkların etkisiz hale getirilmesi, bu suretle millet fertlerinin dinç ve çalışmaya kabiliyetli bir halde sıhhatli vücutlar olarak yetiştirilmesi.” sözleriyle ifade etti. Hükümetlerimiz de onun gösterdiği bu hedeflere ulaşmak için çok çalıştı.

Ülkemizde Cumhuriyet Dönemi’yle birlikte bilime ve toplumun ihtiyaçlarına uygun şekilde koruyucu sağlık hizmetlerine önem veren bir sağlık politikası benimsendi. Bu politika doğrultusunda doktor, ebe, hemşire ve sağlık memuru sayısının arttırılmasına çalışıldı. Hekimlerin çalışma şartlarını, ücretlerini iyileştirmeye yönelik kanunlar çıkarıldı. Hekimlere zorunlu hizmet yükümlülüğü getirildi. Sağlık hizmetlerinin köylere kadar yayılmasını sağlamak amacıyla “seyyar hekimlik” uygulaması başlatıldı.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Atatürk’ün “Ulus çocuklarının sıhhatli ve gürbüz olmaları için yaşadıkları bölgenin sıhhat şartlarını temin etmek, devlet halinde bulunan siyasi kurumların en birinci ödevidir.” sözü doğrultusunda sağlık işlerini en temel görevlerinden biri olarak kabul etti.lu sorumluluk anlayışıyla toplumun her kesimine ücretsiz ve nitelikli sağlık hizmeti vermeye çalıştı. Böylece ülkemizde pek çok hastalık korkutucu olmaktan çıkarken ortalama insan ömrü de uzadı.

1928 yılında sağlık sorunlarına bilimsel çözümler bulmak amacıyla Ankara’da Merkez Hıfzıssıhha Müessesesi kuruldu. Bu müessese aşı ve serum üretmekle görevlendirildi. Sağlık hizmetlerinin dengeli dağılımı için Ankara’nın yanı sıra İstanbul, Sivas ve Diyarbakır’da bakteriyoloji, kimya laboratuvarları ve aşı üretim merkezleri kuruldu. Bu merkezlerde üretilen aşılar ülkenin her köşesine gönderildi. Düzenlenen aşı kampanyaları ile hastalıkların henüz ortaya çıkmadan önlenmesine çalışıldı.

1925 yılında başlatılan sıtma ile mücadele kapsamında 2 milyon hastaya ulaşıldı. Adana’da bir sıtma enstitüsü, yurdun değişik yerlerinde de sıtma dispanserleri hizmete sokuldu. Benzer mücadeleler verem, trahom, frengi ve kuduz hastalıkları için de yürütüldü. İstanbul’da bir verem sanatoryumu, Ankara ve Bursa’da verem dispanserleri açıldı. Bu arada ülkemizin belli başlı merkezlerinde “Numune Hastaneleri” adıyla hekimliğin tüm uzmanlık dallarını içinde barındıran büyük hastaneler ile doğum ve çocuk bakım evleri kuruldu.

Halkı hastalıklar ve hastalıklardan korunma yolları konusunda bilinçlendirmek için afişler, broşürler ve filmler hazırlatıldı. Ülkemizin sağlık alanındaki mücadelesinde Türkiye Hilaliahmer Cemiyeti de önemli bir rol üstlendi. Atatürk’ün 1935’te Türkiye Kızılay Cemiyeti adını verdiği bu kurum faaliyetlerini genellikle aşılama, kan bağış’ kabul etme ve yardım işlerinde yoğunlaştırdı.


3 Yorum

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.