Fovizm Akımı Nedir? Özellikleri, Ressamları Ve Eserleri

Fovizm Akımı Nedir Özellikleri, Ressamları Ve EserleriFovizm, yıkıcı bir neşeyle, dışavurumcular da aksine şiddetli bir hüzünle benzer dili konuşur. Bu dil, öznelliğin dilidir. Dışavurumculuk, 19. yüzyılın sonlarında Belçikalı James Ensor ve Norveçli Edvard Munch ile ortaya çıkmıştır. Bu ressamlardan Ensor, sözü edilen eğilimi, bir maskeler dünyasını aşırı alaya alarak ortaya koyar. Munch ise ruhunun derinliklerini “Çığlık” isimli yapıtındaki acımasız şiddetle ifade etmiştir. Paris’te, 1905 Sonbahar sergisindeki renkli ve parlak üslup insanları şaşırtır. Bu üslubu kullanan Matisse, Vlaminck Marquet vd. resimlerini, Gümrükçü Rousseau’nun da “Aç Aslan” isimli resmini aynı sergide, dolayısıyla “cage aux fauves”, yani “vahşi havyanlar kafesi” ismi takılan bir salonda sergilemişlerdir. Louis Valtat ve Kies van Dongen’in başlattığı Fovizm’i renk ustası Moreau’nun eski öğrencileri formüle etmiştir.

Gauguin ve Van Gogh’un retrospektif sergileri, başını Matisse’in çektiği bu renk taşkınlığını başlatmıştır. Derain’e Londra resimlerinde, Dufy’ye plajlarında esin kaynağı olur bu durum; Vlaminck ve Rouault ile sürüp gider. Fovizm, adını, eleştirmen Louis Vauxcelles’e borçludur. Vauxcelles, 1905 Sonbahar sergisinde, cesur bir anlayışla ortaya çıkan ve cüretli renkler de kullanan ressamların tablolarını sergiledikleri salon için “cage aux fauves (yırtıcı hayvanlar kafesi)” deyimini kullanmıştı. Van Gogh ve Gauguin’in katkıları bu akımın kurulmasına yardımcı olmuş, ancak Devlet Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda öğretmenlik yapan Gustave Moreau’nun da bu akımda etkisi önemlidir. Aralarında Matisse, Marquet ve Rouault’nun da bulunduğu öğrencilerine Moreau şu görüşünü ifade etmiştir: “Gördüğüm ve dokunduğum şeylerin değil, sadece iç duygumun gerçekliğine inanırım.

Sanat duygu ve düşüncenin plastik değerler aracılığıyla dile getirilmesidir. Eskileri görmek ve anlamak için müzeye gidin; onların ustalığını sağlayan nitelikleri, yani üslubu, maddeyi, arabeski ve rengin hayalce değiştirilmesini kavramaya çalışın”. Moreau ile Bonnat’ın atölyelerinde yaptıkları tartışmalara Matisse ve arkadaşları, Othon Friesz de katıldılar. Ayrıca Chatou’da Vlaminck ile Derain, hatta Dufy, kendi içgüdülerini de kullanarak bu akıma bağlandılar. Fovizm, öncelikle, her duygu ve düşüncenin, katkısız renklerin, zengin anlatım içinde aktarılmasına yöneldi. Sanatçı, doğa karşısındaki duygu ve düşüncelerini yapıtlarına aktarırken, taklitçilikten kaçınacak ve konuyu ancak renklerle belirtecekti. Fovizm, Sembolizm ile beraber kübizme, gerçeküstücülüğe, soyutlamaya, sürrealizme yol açtıktan sonra, Fov’ların çoğu 1908’den itibaren değişik akımlara yönelmişlerdir. Matisse (Fransız), Derain (Fransız) ve Vlaminck (Fransız) gibi isimler içsel fırtınalara, coşkulara gelişme olanağı vermiştir. Böylece farklı, bireyin egosuna dönük bir romantizme ve bunun yansımalarına ulaşmıştır.


Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.