Fütürizm (Gelecekçilik) Nedir? Ressamları Ve Eserleri

Fütürizm (Gelecekçilik) Nedir Ressamları Ve EserleriRoma’da, Milano’da ve Floransa’da, dolayısıyla İtalya’da ortaya çıkan ve modern sanatın bütün heyecanlarını yansıtan Fütürizm akımı, Marinetti’nin 1909’da Paris’te yayımladığı “Manifesta du Futurisme (Gelecekçilik Bildirisi)” isimli yapıtıyla edebiyat alanında ortaya atılmış, “Manifesto dei Pittori Futuristi (Gelecekçi Ressamlar Bildirisi)” ile de sanat alanında yaygınlık kazanmaya başlamıştır. Şubat 1910’da Boccioni tarafından kaleme alınan ve altına Balla’nın, Russolo’nun, Carra’nın, Severini’nin imzaların’ koyduğu bu manifestoyu iki ay sonra “Manifesto Tecnico Della Pittori Futurista (Gelecekçi Resmin Teknik Bildirisi)” izlemiştir. Bu akımın sözcülüğünü, Giovanni Papini ve Ardengo Soffici 1908’de kurulan La Voce ve 1913’de kurulan Lacerba dergilerinde yapmışlardır. Gelecekçilik hareketi, 1912’de yayımlanan bir bildiriyle heykel alanında, 1914’te grubun en iyi kuramcılarından biri olan mimar Antonio Sant’Elia’nın kaleminden çıkan bildiriyle de mimarlık alanında kendini göstermiştir.

Giacoma Balla ve Umberto Boccioni, yanı sıra arkadaşları Carra ile Severini, hatta Picabia bile bazı kompozisyonlarında bölümlemecilikten yola çıkarak kendilerini bu yeni deneyimlere vermişlerdi. Balla önce ışığı, daha sonra da hareketi ayrıştırarak, özellikle iç içe ve üst üste geçişen biçimleri işlediği “Compenetrations Iridescentes (1912-1914)” isimli resimleriyle soyutlamaya ulaşmıştır. Boccioni ise resimde ve heykelde kuvvet çizgilerini eş zamanlılığın dinamiği olarak aktarmıştır. Esneklik veya “İnsan Bedeninin Dinamizmi” isimli resimleri onun bu eğiliminin örneklerini oluşturmaktadır. Gelecekçilik, makineyi, kalabalıklar’, savaşı yücelten toplumsal estetiği, 1912’de Paris’te Severini tarafından düzenlenen sergiyle izleyiciye sunmuş, fakat sanatsal planda hak ettiği patlamayı yapamamıştır. Almanya’da Fütürizm’e bazı resimleriyle kısmen Franz Marc destek verirken, asıl destek Lyonel Feininger tarafından gelmiştir.

Sanatçı, kübizmin analitik boyutunu yanına alarak Kübizm ile Fütürizm arasında bir mantıkla resimler ortaya koymuştur. Rusya’da Fov’lar resimlerini, Michail Larionov tarafından kurulan “Mavi Gül” isimli kuruluşun organı Altın Post’da sergilemişlerdir. Larionov 1910’da yeni bir grup kurmuştur. “Karo Valesi” isimli bu gruptan daha sonra ayrılan Larionov, kendini Natalija Gontscharowa ile birlikte, gerçeğe gönderme yapmayan ve 1913’te bir bildiriyle resmiyet kazanan “Luçizm (Işıkçılık)”e adayan yapıtlar üretmiştir. Larionov daha sonra Diaghilev’in Rus balesi için çalışmaya başlamıştır. Sonuç olarak, çok sayıda sanatçı Fovizm ve Kübizmiden geçtikten sonra çalışmalarına yeni bir yön vermek istemiştir.

Bunların arasında Kübizm’in getirdiği anlayışla yapılmış gri resimleri gördükten sonra, renkten ve üç boyutluluktan geçici bir süre vazgeçen Hollandalı Mondrian, Delaunay’m ortaya koyduğı Orfist estetikten yana çıkarak “Senkronizm”i ileri sürmüş, böylece renk araştırmalarına girişmiştir. Aynı yıl içinde New Yorkta düzenlenen muhteşem sergi-Armory Show, Avrupa’nın bütün öncülerini bünyesinde toplamıştır. Bu serginin Amerikan sanatı üzerinde de büyük etkisi olmuştur.


Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.