Halkçılık İlkesi Nedir? Önemi Hakkında Bilgi

Bir ülkede oturan ve o ülkeyi vatan bilen unsurların tümüne halk denir. Bu tanıma göre millet ile halk aynı insan topluluğunu ifade etmektedir.

Halkçılık İlkesi Nedir Önemi Hakkında BilgiAtatürkçü Düşünce Sistemi’nde halkçılık ilkesi milli egemenliğin dayanağıdır. Atatürk bu durumu “Bizim görüşümüz ki halkçılıktır kuvvetin, kudretin, egemenliğin, idarenin doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır.” o sözleriyle dile getirmiştir. O, konuyla ilgili bir başka konuşmasında ise şunları söylemiştir: “Bizim hükûmet şeklimiz tam bir demokratik hükûmettir. Ve lisanımızda bu hükûmet, halk hükûmeti olarak ifade edilir” Atatürk’ün bu sözlerinden de anlaşılacağı üzere halkçılık ile milli egemenliğin doğal bir sonucu olan demokrasi aynı anlamdadır. Bu nedenle halkçılık ilkesi, devletin ve onun yürütme gücünü elinde bulunduran hükümetin halk yararına bir siyaset izlemesini ifade eder. “Hükümetin varlığının sebebi, memleketin asayişini, milletin huzur ve rahatını temin eylemektir.” diyen Atatürk, Meclise sunduğu 13 Eylül 1920 tarihli halkçılık programında ise şu cümlelere yer vermiştir:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti halkın maruz bulunduğu sefalet sebeplerini gidererek saadet ve refahının sebeplerini temin etmeyi esas ülkü sayar. Bu sebeple toprak, maarif adliye, iktisat ve bütün toplumsal meselelerde çağın gereklerine ve halkın gerçek ihtiyacına göre yenilikleri ve tesisleri vücuda getirmeyi başlıca vazife sayar.”

Halkçılık ilkesi milli egemenliğe dayandığı ve milletin yararını her şeyin üzerinde tuttuğu için eşitliği esas alır. Bu ilkeye göre tüm vatandaşlar kanun önünde eşittir. Aynı şekilde vatandaşlar demokratik haklardan ve devlet hizmetlerinden eşit biçimde yararlanabilir. Hangi meslek grubundan olursa olsun her vatandaş kanunların öngördüğü şekilde haklarını arayabilir. Atatürk halkçılık ilkesinin bu özelliklerini “Bizim düşüncemizde; çiftçi, çoban, amele, tüccar, sanatkar, asker, doktor, kısacası herhangi bir sosyal müessesede çalışan bir vatandaşın hak, menfaat ve hürriyeti eşittir.” sözleriyle ifade etmiştir.

Halkçılık ilkesi halkı refah ve mutluluk içinde yaşatmayı amaçlar. Bu nedenle temel hak ve özgürlüklerin yanı sıra mili? gelirin de adaletli biçimde dağıtılmasını öngörür. Atatürk halkçılık ilkesinin bu yönünü “Amele ve işçilerin hayat ve hakları ve menfaatleri çiftçiler ve diğer vatandaşlar gibi aynı derecede önemle kabul edilerek göz önünde tutulur” sözüyle vurgulamıştır.

Halkçılık ilkesi ülkemizde ayrıcalıklı sınıfların oluşmasını önlemiştir. Bu ilkenin temelini oluşturan eşitlik prensibi milli birlik ve beraberliğimizi pekiştirirken toplumsal barışı ve dayanışma duygusunu güçlendirmiştir. Atatürk bu durumu “Bizim halkımız çıkarları birbirinden farklı sınıf dilinde değil, aksine varlıkları ve çalışmalarının sonuçları birbirine lazım olan sınıflardan ibarettir.” sözüyle dile getirmiştir.

Atatürk’ün halkçılık anlayışı Türk milletinin demokratik haklar elde etmesinde de etkili olmuştur. Ülkemizde demokrasi halkçılık ilkesinin sağladığı eşitlik ortamında doğup gelişirken bu ilke gereğince yapılan Hukuk İnkılabı’yla kadın ile erkek arasındaki eşitsizlikler giderilmiştir. Hiçbir kişiye, aileye veya zümreye ayrıcalık tanımadan, kadınlar da dahil olmak üzere, her vatandaşa seçme ve seçilme hakkı verilmiş, böylece Türk halkı kendi geleceğini kendisi belirlemeye başlamıştır.

Halkçılık ilkesi gereği yapılan inkılaplardan biri de “Efendi, Bey, Paşa, Hacı, Ağa, Hafız, Molla gibi toplumda ayrıcalık belirten Lakaplar ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun”un kabulüdür.


Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.