Halley Kuyruklu Yıldızı Nedir? Nasıl Oluşur? | Hakkında Bilgi

Halley Kuyruklu Yıldızı Nedir Nasıl Oluşur Hakkında BilgiHalley Kuyruklu yıldızı en son 1910 yılında dünyamızın yakınından geçtiğinde şom ağızlıların ya da “felaket tellalları”nın önceden ısrarla iddia ettiklerinin tersine ne kıyamet kopmuş ne de doğal bir afet ortaya çıkmıştı. Yaşlı ama dinç dünyamız her zamanki yoluna hiç tınmadan devam etmişti. Gerçi birçok ciddi bilim adamı kötü bir şey olmayacağını aylarca önceden kağıt üzerinde kanıtlamışlardı ama dünya kamuoyunun azımsanamayacak bir kesimi sözde kahinlerin , bazı gerici din adamlarının masallarını astronomların sözlerine üstün tutmuşlardı. 0 kadar ki kıyamet kopacak diye paniğe kapılıp canına kıyanlar, hatta bunu ailede yapanlar bile vardı. Gök bilimcilere göre “kuyruklu yıldız” bir kartopu gibidir. Değişik birçok molekülün yanı sıra buzlardan ve buz kristalleri arasında bulunan toz parçacıklarından oluşan bir “çekirdeği” vardır. Çapı 10 kilometreye kadar çıkan bu çekirdek, güneşe beş yüz bin ile altı yüz bin km. yaklaştığında ve Jüpiter ile Mars gezegenleri arasında bir noktada, güneşin ısısıyla, bir anlamda erimeye başlar. Çekirdeğin dış yüzeyinin gazlaşmasıyla birlikte toz parçacıkları da serbest kalırlar.

Ortaya çıkan bu gaz ve tozlar, çekirdeğin çevresinde çapı on bin ile yüz bin km. arasında değişen genişlikte pırıl pırıl bir. “atmosfer” oluşturur. “Korna” adı verilen bu atmosfer, güneş ışınlarının toz parçacıklarından yansıyarak gazı adeta bir floresan ışık gibi aydınlatmaları sayesinde kuyruklu yıldızın başının ışıl ışıl parlamasına yol açar. Yıldızın “kuyruğu” da benzeri bir etkiyle oluşur. Kuyruklu yıldızın güneşe dönük olmayan yüzünde geriye doğru tıpkı bir kuyruk gibi uzayan ve her birinin uzunluğunun milimetrenin binde biri kadar olduğu hesaplanan toz parçacıkları bulunur. Güneş rüzgarlan ise yine çekirdekten kaçan molekülleri iyonlaştırarak ikinci bir kuyruk meydana getirirler. Sayıları yüz milyarı geçtiği sanılan kuyruklu yıldızlar içinde Halley Kuyruklu yıldızı birçok bakımlardan ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Bilindiği kadarıyla, ilk kez İ.Ö. 467 yılında Çinliler tarafından saptanan bu kuyruklu yıldız 1628 yılında İngiliz gökbilimcisi Edmund Halley (1 656-1 742) tarafından gözlemlendi.

Kuyruklu yıldızlar üstüne ilk önemli yapıt sayılan “Synopsis Astronomiae Cometicae”yi (1705) yazan Halley’in adı verilen bu kuyruklu yıldızın benzersiz özelliği dünyanın yakınından ne zaman geçeceği önceden bilinen tek örnek olmasıdır. Öte yandan, Halley Kuyruklu yıldızının yörüngesi de başkalarınınkinden farklı olarak güneşe ne çok uzak ne de çok yakındır. Yörüngeleri güneşe çok uzak olan kuyruklu yıldızlar bu yüzden umulmadık zamanlarda ortaya çıkmakta ve dünyadan gözlenebilecek bir mesafeden yeniden geçişleri ancak binlerce yıl sonra olmaktadır. Yörüngeleri güneşe çok yakın olanlar ise güneşin sıcaklığı ile bozulmaktadırlar. Her iki durumda da bu kuyruklu yıldızlardan bilimsel araştırmalar için yararlanmak mümkün olmamaktadır. Halley Kuyruklu yıldızı ise güneşin .çevresindeki dönüşü sırasında dünyaya en yakın olduğu noktada güneşe 140 milyon, dünyaya ise 145 milyon km. öteden geçmektedir. Bu da bilimsel araştırma yapmak için yeterli bir mesafedir.

Halley Kuyruklu yıldızı bu özelliklerinin yanı sıra güneş sisteminin en eski üyelerinden biridir. Bilim adamları Halley Kuyruklu yıldızının derinlemesine incelenmesiyle güneş sisteminin ve dünyamızın birçok bilinmeyen yönünün aydınlatılabileceğine inanmaktadırlar. Bilim adamları Halley’in 9 Şubat 1986’daki geçişini heyecanla beklemektedirler. Kuyruklu yıldızı olabildiğince yakın mesafeden gözlemleyebilmek için bugüne dek uzaya dört araç fırlatılması öngörülmüştür. Bunlardan ikisi Sovyetler Birliği, biri Avrupa Uzay Ajansı, öbürü Japonya tarafından gönderilecektir.


Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.