Kayakla Atlama Nedir? Rekorları, Teknikleri Ve Kuralları Hakkında Bilgi

Kayakla Atlama Nedir Rekorları, Teknikleri Ve Kuralları Hakkında BilgiKayakla atlama, dik bir rampadan aşağı kaymayı, havalanmayı, mümkün olduğunca yükseğe atlamayı ve ardından düşmeden yumuşak bir biçimde inmeyi içeren gösterişli bir spordur. Bu sporda en iyi olanlar, havada süzülürken yatay duruşlarına (ve sinirlerine), kayakları yere değene kadar hakim olabilenlerdir. Bu popüler ve genellikle erkek egemenliğindeki sporda, yarışçılar sadece uzun atlayışlar için değil, kalkış, uçuş ve inişler için de rekabet eder. Ortalama bir atlayış 8-12 saniye sürer. Bu sürenin sadece iki veya üç saniyesi uçuşta harcanır. Şu ana kadar en yüksek başarıyı göstermiş atlayıcılar İskandinavya ve Japonya’dan çıktı. 2010 Kış Sporları Olimpiyatları’na kadın yarışçılar için sunulan teklif, az sayıda ülkeden, az sayıda kadın sporcu bu alanla ilgilendiği için reddedildi. Kayakla atlayış, 2. Dünya Savaşı’nın ardından yerini iniş yarışlarına kaptırana dek en sevilen kayaklı gösteri sporuydu.

Sporcu Profili

Kayakla atlayış sporcularının çelik gibi sinirlere ve yükseklik tutkusuna ihtiyaçları vardır. En başarılı atletler, atlayışlara ortalama beş yaşında başlar; zamanla daha da yüksekten atlayarak güven kazanırlar. Temel beceri kazanıldıktan sonra, sporcular küçük tepeler üzerinde antrenman yaparak atlayışın her kısmını mükemmelleştirir. Dayanıklılık şarttır ve üst seviyedeki birçok sporcu kardiyovasküler fitness da çalışır.

Tepedeki Etkinlikler

Yarışmalar, iki farklı tür atlayış tepesinden oluşan bir rampada başlar. Bir K90 tepesinde atlayış noktasıyla, tavsiye edilen iniş noktası ya da K noktası denen nokta arasında 90 m vardır. Bir K120 tepesiyse 120 m’dir. Yarışmalardaki üç etkinlikte, genellikle iki atlayış yapılır: Bireysel K90, bireysel K120 ve K120 tepesindeki takım yarışı.

Uzağa, Daha Uzağa:

Farklı teknikler denemek, atlayışçılara daha uzun uçuşları tatma imkânı verdi. Başlangıçta atlayışlar neredeyse sadece 45 m’likti. 1920’lerde atlayışçılar Kongsberger tekniğiyle 100 m boyunca uçmaya başladılar. Öne eğilerek, vücutlarını kalça kısmından eğip, kollarını açar ve kayaklarını koşut tutarlardı. 19501erdeyse İsviçreli kayakçı Andreas Daescher kollarını vücudunun önünde tutarak, fazladan birkaç fit yapabildi. 1985’te Isveçli Jan Boklöv aşağıda gösterilen uçan “V” tekniğine öncülük etti: Kayakçı kayakların uç kısmını “V” şeklinde açar .ve bu sayede fazladan yükseklik ve denge kazanır.

Puanlama

Jüriler kat edilen mesafe ve stile göre puanlama yaparlar. K noktasına atlayabilen yarışmacı 60 puan kazanır. K90 tepesinde 2, K120 tepesindeyse metre başına 1.8 puan eklenir ya da çıkartılır. Beş jüri üyesi aynı zamanda 20 puan üzerinden stilleri de değerlendirir: Kalkıştaki düzgün vücut duruşu, uçuş, iniş ve uçuş sırasında dengede duran kayaklar. Atlayışın nihai değerlendirmesi, mesafeye verilen puanla ortadaki üç stil puanı biraraya getirilerek yapılır. İki atlayışta en yüksek puanı alan yarışçı kazanır.

Üst Üste Rekor

2005 Slovenya Planica Dünya Kupası Finalleri’nde birçok atlayışçı Finlandiyalı Matti Hautamaki’nin 231 m’lik dünya kayakla atlayış rekorunu kırdı. Norveçli Bjoern Romoeren’in sahip olduğu yeni dünya rekoru 239 m’dir. Romaeren’in başka bir atlayışı ise 234.5 m’ye ulaştı.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.