Mustafa Kemal Atatürk Nutuk Adlı Eseri

Milli Mücadele’de önemli görevler üstlenmiş olan Hacim Muhittin’in (Çarıklı) anı defterine bu sözlerle kaydettiği olay 15 Ekim 1927 günü TBMM toplantı salonunda yaşandı. O gün bu salonda partilerinin ikinci büyük kongresine katılmak üzere ülkenin her yerinden Ankara’ya gelen Cumhuriyet Halk Fırkası delegeleri bulunuyordu. Onlar bu kongrede aynı zamanda tarihi bir olaya da tanıklık edecek ve Gazi Mustafa Kemal’in Büyük Nutuk’unu kendi sesinden dinleyeceklerdi.

Mustafa Kemal Atatürk Nutuk Adlı Eseri“Gerçeği konuşmaktan korkmayınız.” diyen Atatürk gerçekleri milletine açıkca ifade etmekten çekinmeyen bir liderdir. O hayattaki en büyük tehlikenin yalancılık olduğunu düşünmüş ve “Hakikaten memlekete hizmet etmek isteyenlerin kalbi açık olmalıdır, açık söylemelidirler. Millet ile milleti sevk ve idare edenler çok açık görüşmelidirler. Olan şeyler ve yapılacak şeyler olduğu gibi ifade olunmalıdır. Yoksa safsatalar ile milleti aldatmak, onu birbirine düşürmek demektir. Kuralımız, daima millete karşı hakikatleri ifade olmalıdır. Milleti aydınlatma, bu demektir. Arkadaşlar, benim bütün hayatımda takip ettiğim meslek budur.” sözleriyle de milleti aldatmanın sakıncalarını dile getirmiştir.

Devleti yönetenlerden olayları olduğu gibi ifade etmelerini isteyen Mustafa Kemal ülkesine ve milletine karşı sorumluluğunu yerine getirmek için uzun ve titiz bir çalışmanın sonunda Büyük Nutuk’u hazırlamıştır. O, bu eserinde yaptıklarının hesabını verme anlayışıyla 1919-1927 yılları arasında yaşanan olayları ele almıştır. Kendi deyimiyle “milli hayatı sona ermiş farz edilen büyük bir milletin, istiklalini nasıl kazandığını, filmin ve tekniğin en son esaslarına dayanan, milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu” anlatmaya çalışmıştır.

Mustafa Kemal, Nutuk’u okumaya başlamadan önce yaptığı giriş konuşmasında kongreye hitaben şunları söylemiştin “Geleceğe yönelik önlemler konusunda düşüncelerini söylemeden önce, geçmişte kalan olaylar konusunda bilgi vermek ve yıllar süren davranış ve yöntemlerimizin hesabını milletimize vermek ödevim olmuştur, Olaylarla dolu, dokuz yıllık bir döneme değinecek söylevim uzun sürecektir. Yerine getirilmesi gereken bu iş, güç bir görev olduğu için, sözü uzatırsam, beni hoş karşılayacağınızı ve bağışlayacağınızı umarım.”

Mustafa Kemal, 15 Ekim’de okumaya başladığı Büyük Nutuk’u günde 6 saat okumak suretiyle altı günde tamamladı. Yabancıların “Altı Günlük Konuşma”, ‘Maraton Konuşma” gibi adlar verdikleri bu uzun söylev tam 36 saat 31 dakika sürdü. Mustafa Kemal “1919 yılı Mayısı’nın 19’uncu günü Samsun’a çıktım.” cümlesiyle başladığı söylevinde Osmanlı Devleti’nin yıkılışını, Milli Mücadele’ye hangi şartlarda başladığını, karşılaştığı güçlükleri ve cumhuriyetin kuruluşu sürecinde yaşananlar ile gerçekleştirdiği inkılapları belgelere dayanarak anlattı. Sözlerinin sonunda ise gençliğe seslenerek “en büyük eserim” dediği cumhuriyeti Türk gençliğine emanet etti.

Mustafa Kemal, Nutuk’u, içinde bulunduğu tarihi olayların doğru biçimde anlaşılmasını sağlamak amacıyla yazmıştır. O, eserinde olayları anlatmakla yetinmemiş, onların sebeplerini ve sonuçlarını belgelere dayanarak açıklamıştır. Ayrıca kendisine ve inkılaplarına yönelik eleştirilere cevap vermiştir. Bu yönüyle Nutuk, Milli Mücadele ve cumhuriyet tarihini aydınlatan birinci elden kaynak niteliğindedir. Mustafa Kemal, “Türk milletine yadigarımdır.” dediği Nutuk’ta, Türk milletine çağdaşlaşma yolunda yapacakları konusunda yol göstermiş ve onu gelecekte karşılaşabileceği tehlikelere karşı uyarmıştır. Böylece milletinin geçmişi doğru anlayarak geleceğe güvenle bakmasını sağlamak istemiştir.


Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.