Romantizm Akımı Nedir? Hakkında Bilgi, Özellikleri

Romantizm Akımı Nedir Hakkında Bilgi, ÖzellikleriAvrupa, 1789’dan 1815’e kadar savaş içindeydi. Romantik ressamların çoğu, Neoklasizmin bir merkezi olan Roma’da yetiştikleri için, resme Yeni Klasikçilik ile başlamışlardı. Fakat teker teker kendi güçleriyle bundan sıyrılmayı da başardılar. Nasıl Rönesans’a bir tepki olarak ortaya Barok, Barok’a ve Rokoko’ya bir tepki olarak Yeni Klasikçilik çıkmışsa, Yeni Klasikçilik’e bir tepki olarak da Romantizm’in çıktığı düşünülebilir. Zaten Yeni Klasikçi David, Fransa’da ilk kuşak Romantik ressamlar içinde gösterilmiştir. Neoklasizm’de küçümsenen manzara, Romantizm’de baş tacı edilecek, romantik duyguların aktarımı için iyi bir yol olarak gösterilecekti. Bonnigton ve Constable, romantik resmin avangardları olarak gösterilebilirler. Bu ressamlar, Hollandalı Barok manzara ressamlarını kendilerine öncü almışlardır.

David atölyesinde yetişen ressam Jean Gros, romantik eğilimlere ilgili bir ressam olarak dikkat çeker. Romantik ressamlarda, canlı bir yoğunluk, öznel yaşam ve bireycilik bir bileşke oluşturmuştur. Diğer Romantik ressamlar olarak bilinenlere gelince; bunlar İngiliz William Turner, William Blake, Fransız Gericault gibi isimlerdir. Caspar David Friedrich’i de Alman Romantik resminin temsilcisi olarak saymak gereklidir. Özellikle Delacroix’ın 1830’da yaptığı “Halka Önderlik Eden Özgürlük” isimli yapıtı, müthiş bir romantik yükü ortaya koyarken, izleyicinin birtakım gerçekleri fark etmesini sağlamıştır. Romantik resmin bir özelliği de, resim sanatçısı grupların ortaya çıkmış olmasıdır. Bunların başında “Nazerenler” gelmektedir. Bu grup 1810-1830 arasında Roma’da Alman ve Avusturyalı ressamlar tarafından kurulmuştur. Sanatçılar, Fredrich Overbeck, Franz Pforr, Peter von Cornelius ve Julius Schnorr von Carolsfeldtdir. Bir başka resim grubu da Ön Raffaello’cular idi. 1848’de toplanan, yaklaşık 1853’den itibaren dağılan bu topluluk, bir İngiliz sanatçı topluluğudur.

Özellikle Victoria döneminin yeniliklere açık olmamasına ve sanayi çağının idealizm eksikliğine bir başkaldırı olarak, Ön Raffaello’cular, edebiyat ve simgelere, efsaneler ya da kutsal kitaba dayalı bir esinin yardımıyla, 15. yüzyıl İtalyan sanatının saflığını yakalamaya çalıştılar. Bu grupta duyarlı olan John Everett Millais, lirik ve romantik Dante Gabriel Rossetti, ayrıntılarda ve anlatılarda çok titiz William Holman-Hunt ve tarihsel-efsanevi konulara ilgi duyan Edward Burne-Jones bulunmaktadır. Raffaellotnun gelenekçiliğine dönüş anlamı taşıyan grubun manifestosu dikkat çekicidir. Romantizm resminde konu olarak dikkati çekenlerden biri de “Portre” idi. Özellikle bu konu türü Nazerenler tarafından desteklenmiştir.

Bilinegelen bütün duruşlar denenmiştir denilebilir. Fakat romantikliği imleyen bir psikolojik yapılanma altında ele alınan figürler kullanılmıştır dersek, sanırım hata yapmamış oluruz. Yanı sıra konu olarak, bir başka dikkati çeken yaklaşım da “Manzara ve Deniz Kompozisyonları” idi. Bu konuyu işleyenlerin en başında İngiliz romantik ressam William Turner geliyordu. Özellikle deniz manzaralarının her türlüsünü, her iklim şartı altında ele alıyordu bu sanatçı. Özellikle Turner’in, “manzaraların maddeden arındırılması” eğilimi çok önemlidir.

1840’dan itibaren manzaralarında katı ve sıvı ayrımı ortadan kalkmıştır. Onun elinde, manzara geleneği tamamen kırılmıştır. Sanatçının çoğu manzaralarında ufuk çizgisi, ya kendini saklamıştır ya da tamamen kaybolmuştur. Kullandığı renkler, en somut manzarasından en soyutuna tamamen romantiktir. Sanatçı resimlerine bakarken, “kendini hem mutlu, hem de mutsuz hissettiğini” ifade etmiştir. Fakat doğal manzara anlayışı çerçevesinde hizmet veren ve dikkati çeken önemli bir başka isim de John Constable’dır. Romantik akım 19. yüzyıl ortalarına kadar devam etmiş, bu akımı realizm akımı takip etmiştir.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.