Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi           İnt. Gazateleri           Rss Listesi
 
 

Yabancı Dil Bilgisi »» Pembe zarflı mektuplarla başladı her şey - ## FullBilgi.CoM - Türkiyenin Bilgi Kaynagi ##

 
 Son Konular

Son 30 Gün içinde Konu Eklenmedi.
 
 Popüler Konular

Son 30 Gün içinde Konu Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.531 1.5384
  Euro 2.0811 2.0911
 
 Hava Durumu



 
 Reklam




 

 
   



 

 Pembe zarflı mektuplarla başladı her şey

Pembe zarflı mektuplarla başladı her şey
 Yazı Boyutu

 Tarih : 05.01.2009 - 14:17:43 


Yabancı Dil Öğrenme Yolları kitabıyla, yabancı dil öğrenmek isteyenlere rehberlik yapan ve 6 dil bilen Ece Vahapoğlu, kendisinin yabancı dil öğrenme serüvenini yazdı. Bizde yayınlıyoruz ki, herkes nasibini alsın


Yabancı Dil Öğrenme Yolları kitabıyla, yabancı dil öğrenmek isteyenlere
rehberlik yapan ve 6 dil bilen Ece Vahapoğlu, kendisinin yabancı dil öğrenme
serüvenini yazdı. Bizde yayınlıyoruz ki, herkes nasibini alsın!

İngilizce öğrenmeye başladığım ilk yıllar itibariyle dünyanın dört bir yanından
mektup arkadaşları ediniyordum. Onlara renkli kağıtlarda mektup yazmak, Türkiye
resimleri yollamak en büyük zevkimdi. Her gün posta kutumuza bakardım.   

İngilizce öğrenmeye başladığım ilk yıllar itibariyle dünyanın dört bir yanından
mektup arkadaşları ediniyordum. Onlara renkli kağıtlarda mektup yazmak, Türkiye
resimleri yollamak en büyük zevkimdi. Her gün posta kutumuza bakardım.

Zamanla mektup arkadaşlarımdan benim imla hatalarımı düzeltmelerini istedim.
Onlar da bunu kolaylıkla yapıyordu. O yaşlarda dili pekiştirmenin en eğlenceli
yolu buydu bence. Üstelik bilgisayarlar ve “chat” hayatımıza henüz bu kadar
girmemişti.

Şimdi düşünüyorum da, o zamanlar çok iyi düzeyde sabır ve vakit varmış bende!
Tam 200 tane mektup arkadaşım vardı. Odamdaki kolilerde, tarih sırasına göre tüm
mektuplarımı saklardım. Odam zamanla toz yuvası olduğundan, arasından
kıyamadıklarımı ayırıp gerisini attık.

Renkli, kokulu zarflar ve kağıtlara tüm harçlığımı yatırdım. Şimdi en yakınımıza
bir mektup yazmak külfetli geliyor. Teknolojik gelişmeler sayesinde artık
elektronik posta kullanıldığından (en azından gelişmiş şehirlerimizde) mektup
nostaljik bir haberleşme aracı olarak günümüzde yerini korumaktadır.

Ortaokulun ilk günü, sınıf tahtasının önüne geçip “blackboard” dediğimi, sınıf
arkadaşlarıma bu kelimeyi bildiğimi göstermeye çalıştığımı ve onlara bir şeyler
öğretmek isteğimi, bütün lise arkadaşlarım hala hatırlar. O yaşlarda birilerine
bir şey öğretme, öğrendiğimi paylaşma merakım başlamıştı.

En sevdiğim ders, İngilizce dersiydi. Çünkü farklı bir şey öğreniyordum. Tarih,
coğrafya ve fen dersleri ilkokuldan beri hep öğretiliyordu. İngilizce bana
ilginç bir ders gibi geliyordu. Eve gidip “annemlere” anlatabileceğim türden bir
şey, çocukluk işte!

Kız kardeşime zorla dil öğretmekle performansımı yükselttim!

Bir de kardeşime hemen öğrettiklerimi aktarma isteğim vardı. Zavallı kız, zorla
ve yaşı gelmeden İngilizce öğreniyordu! Şimdi faydasını görüyor ama küçüklüğünde
benden epey çekti!

Öğrendiğiniz bir şeyi başkalarına aktarma, hafızada bilginin daha güçlenmesini
sağlıyor, unutmayı engelliyor. Bir nevi tekrar türü. Ayrıca bol bol yazardım.
Renkli notlar alırdım, resimlerle süslerdim. Odamın duvarlarının her yerinde bir
şey asılıydı.

İngilizce bitip de Fransızca´ya başladığımda, bu dil daha orijinal gelmişti.
Kulağa bu kadar hoş gelen bir dil ve bu dilin yazıldığı gibi okunmamasının
verdiği esrarengizlik duygusu beni Latin dillerini merak etmeye yöneltti.

Evimizde hala, mutfak ve banyoda, sararmış kağıtlarda “la cuisine” ve “le bain”
notları duruyor. Düşünsenize, her mutfağa girdiğinizde önünüzde bir yazı! İster
istemez tüm ev halkı ve hatta misafirler ezberliyor.

Bir ara, banyoda çamaşır makinesinin bir köşesine, koca bir sayfaya, sırayla bir
sürü kelime yazmıştım. Ev halkının tepkisiyle karşılaşınca kaldırmak zorunda
kalmıştım!

Şişli Terakki Lisesi´ni başarıyla bitirdikten sonra, malum üniversite
sınavlarına girdim. Ancak içimde hep yurtdışında okuma isteği, özellikle de
İngilizce eğitim veren bir okulda okuma isteği vardı.

Son sene üniversite sınavı için gittiğim dershaneye mi acıyayım, aldığım özel
derse mi bilmiyorum, ama hayalimde yurtdışında yaşamak vardı. Babam da o dönemde
Belçika ve Rusya ile iş yapıyordu.

Kendisi Rusya´ya sık sık gittiğinden, Belçika´daki işlere fazla vakit
ayıramıyordu. Belçika ile yapılan tüm yazışmalar benden geçtiğinden, oradaki
yabancı ortak artık beni tanıyordu. Babam da bir keresinde, benim İngilizce
okumak istediğimi, laf arasında söylemiş. Bunun üzerinde ortağımız da “bizim
burada Boston Üniversitesi´nin bir koleji var. Ece burada hem İngilizce okur hem
de işlerle ilgilenir.” demiş.

Bunu ben duydum ya, bu haber bana yetti! Üniversite sınavını gözüm görmüyordu
artık. Üstelik babam da yarım ağızla “Sınavı kazanamazsan seni Belçika´ya
yollarız.” deyivermişti.

Annem bu durumdan pek memnun değildi, çünkü benim çalışmalarımı yavaş yavaş
askıya aldığımı fark etmişti. Hem kızı da uzaklara gidecekti, hem de onca
masrafa girilecekti!

Yabancı Dilden Önce İkna Etmenin Dilini Öğrenmiştim!

Neyse ki, ben sınavı kazandım. Çok iyi bir üniversite değildi. Hatta son
tercihimdi. İkna kabiliyetimi kullanarak Avrupa´nın Başkenti´nin yollarının bana
gözükmesini sağladım!

Hatırlıyorum da bir keresinde tam 18 sayfalık bir fizibilite çalışmasını tercüme
etmemi istemişti babam. Önceleri babamın işi için yaptığım tercümeler bir iki
sayfayı geçmiyordu.

18 sayfayı duyunca gözlerim fal taşı gibi açılmıştı! Babam da, işimi
kolaylaştırmak için, bana sayfa başına küçük bir harçlık vermeyi önerdi.
Kendimce büyük iş yapıyordum o zaman.

18 yaşında yurtdışında okumaya gitmenin verebileceği tüm avantajları en etkin
biçimde kullanmanın öncesinde de, dünyanın her bir yanından yüzlerce mektup
arkadaşı ile yazışıyordum. Babamın işi nedeniyle Türkiye´ye gelen işadamı
arkadaşlarına, İstanbul´u gezdirirken hep gönüllü oluyordum. Kendi çapımda
tercümeler yapıyor ve bunlardan zevk alıyordum.

Şu anda İngilizce, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca ve Boşnakça´nın dahil olduğu
beş yabancı dili öğrenmiş olmam, birtakım özveriler sonucunda gerçekleşmiştir.

Fransızca öğrendiğim ilk senelerde bol bol Celine Dion parçaları dinlerdim.
Zaten şarkıları genelde slow olduğu için, elimde şarkı sözlerinin bulunduğu
kağıttan takip etmesi de kolay oluyordu.

Ortaokuldan beri süregelen bir Japon mektup arkadaşım vardı. Bu arkadaşım, Kumi,
lisedeyken her sene Türkiye´ye geliyor, bizde kalıyordu. Türkiye´yi çok seven,
hatta yüksek ihtisasını Osmanlı Sanatı üzerine yapan biriydi. Ondan Japon
Kültürü´nü öğrendim, o da bizim kültürümüzü yaşayarak öğrendi ve çok sevdi.

Şu anda evlenme hazırlıkları içinde olan Kumi, Amerikalı müstakbel kocasıyla da
Türkiye´de tanışmıştı. Kumi bazen arkadaşlarıyla gelirdi. Bende o senelerde
Japonca´ya karşı bir ilgi başladı. FONO´nun hazırlamış olduğu ufak bir Japonca
konuşma kılavuzundan kendi kendime temel cümlecikleri, sayıları öğrenmeye
başladım. Her fırsatta bu yeni öğrendiğim ilginç dili kullanmaya çalışıyordum.

Bir Japon ile karşılaşsam, ona, Japonca “iyi günler”, “iyi akşamlar”,
“teşekkürler” diyordum. Üzerinden yıllar geçti ve ben öğrendiklerimin birçoğunu
unuttum.

Bu sene, Genç Girişimciler Derneği´nin bir konferansı için Türkiye´de bulunan
yabancı işadamlarının arasında, Japonlarla da sohbet etme fırsatım olmuştu.

Onlara sadece 1´den 10´a kadar sayabilmiştim. Bu bile onların çok hoşuna
gitmişti!

Japonca “Seni Seviyorum” Demek, Bedava Suşi´yi Hak Etmekmiş!

Baştan sıcak bir yakınlaşma sağlayıvermişti. Japonca´yla ilgili bir başka anım
daha var. Bu sene, bir arkadaşımla beraber, bir Japon restaurantının suşi
barında oturuyorduk. Arkadaşıma “Biliyor musun, Japonca seni seviyorum demek (watashi
wa anata ga sukidesu) çok uzun! “derken, tam önümüzde duran ve suşi hazırlayan
aşçı, bunu duyup gülmüş ve bize suşi ikram etmişti!

Öğretmeyi çok sevdiğimden, küçüklükten beri yeni öğrendiğim her şeyi birilerine
aktarmak isterdim. Evde bu misyonumu üzerinde icra edebileceğim hedef hazırdı;
kız kardeşim! İlkokula başladığımda, okuldan eve geldiğimde, küçücük kardeşimi
odama çekip karşıma alır, zorla bir şeyler öğretmeye çalışırdım!

“Bak, okulda bunları öğrendik, sen de öğren.” diye zorlardım. Bazen ağlardı, ben
de onu kandırmak için “Beni dinlersen sana Barbie bebek alırım ” derdim! Nitekim
tüm bu uğraşlarım çok güzel bir sonuç verdi! Kız kardeşim rekor sayılacak bir
yaşta okumayı öğrenmişti! Misafirliğe gittiğimizde gazeteleri alır okur, herkesi
hayrete düşürürdü.

Sonra ben İngilizce öğrenmeye başladım. Tabi hedef yine belli! Akşamları evde
kardeşime bu sefer İngilizce öğretmeye çalışırdım. Hatta babama beyaz bir yazı
tahtası aldırmış, onun üzerinde örneklerle açıklamalar yapardım.

Kendi dünyamda gerçek bir dil öğretmeni edasıyla ders anlatırdım. Bunun büyük
ölçüde hem kendime, hem ona faydası oldu. Öğretirken, bir şeyler anlatmaya
çalışırken, ben kendi konularımı tekrar ediyordum ve pekiştiriyordum. Son derece
istekli bir öğretici, “küçük kurban”ının kafasına yararlı bir sürü yeni şey
sokuyordu.

Küçükken odada nasıl ağladığını hala unutmuş değil kardeşim! Ama yararı olduğunu
artık kabul ediyor ve şimdi o benim yolumdan, Koç Üniversitesi´nde hem İşletme,
hem Sosyoloji bölümünde burslu okuyarak ilerliyor.

Dil öğreniminde özveri çok önemli. Zaman ayırmak, tercihlerinizi o yönde
kullanmak, çaba sarf etmek, hepsi özverinin bir parçası. Dil öğrenme süreci
genelde yavaş işlediğinden, zamanınızı ayırmak bir özveridir.

Ben bu konuda şanslı insanlardanım. Çok çabuk öğreniyordum. Özellikle dil
öğrenirken “edinim süreci” bende oldukça hızlı gelişti. Bunun farkında olarak
motivasyonumu hep yüksek tuttum. Kendime olan güvenim ve “mutlaka başaracağım”
inancım güçlüydü.

Öğrenememe gibi bir ihtimali düşünemiyordum. Çünkü çalışırsam çabalarsam
yapabileceğimi biliyordum. Önemli olan o vakti ve gayreti vermekti. Sonrası
çorap söküğü gibi geldi.

Yaratıcılığınızı kullanarak da kendi öğrenme yöntemlerinizi geliştirebilirsiniz.
Çalışırken veya not alırken -kullandığınız kalemin renginden, kelime
kartlarınızın süslemesine kadar- öğrenmenin her alanını, kendiniz için renkli
kılabilirsiniz. Kendiniz ve dolayısıyla etrafınız için yararlı bir şey
yapıyorsunuz. Neden bu süreci keyif alarak geçirmeyesiniz?

Yurt Dışında Öğrenciyken Dil Öğrettiğim “Çekirgelerim” De Var!

İspanya ve İtalya´da kalırken, çocuklara evlerinde İngilizce ders verirdim.
Benim için hem bir harçlık, hem de o ülkenin dilini iyice öğrenmem için zevkli
bir pratik yol oluyordu.

Madrid´de karşılaştığım 7 yaşındaki Emma, gurur duyduğum bir örneğimdir.
Derslere başladığımızda “How are you?”´dan öte bir şey bilmeyen Emma, 5 ay sonra
cümleler kuruyor, bana cevaplar veriyordu. Haftada bazen 1, bazen 2 kez ders
alıyordu üstelik. Gerçi ben, ders veren diğer akranlarıma göre, kızı biraz
zorluyordum!

Onlar “elma”nın nasıl söyleneceğini, bir elma resmi göstererek, tek tek
heceleyerek öğretirlerken, ben çoktan Emma´ya “şimdiki zaman”da cümleler
kurdurtuyordum. Dersten sonra ailesiyle oturur, aile resimlerine bakardık. Ders
ders olmaktan çıkmış, ben Emma´nın hayatının bir parçası, yeni bir arkadaşı
olmuştum.

İtalya´da ise, 16 yaşında genç bir kıza ders veriyordum. Okulda sosyal sorunları
da olan bir kızdı. İçine kapanık olmaya başlamıştı. Ben derslerin bir bölümünde,
onunla İngilizce olarak sorunlarını konuşuyordum. Bir süre sonra
öğretmen-öğrenci ilişkimiz psikolog-hasta ilişkisine dönüştü! Hem o sorunlarının
üstesinden geldi, hem de güzelce İngilizce konuşmaya başladı. Ben Türkiye´ye
döndükten sonra bile, hala bana mail atar, ailesinden selamlar gönderir.

İşin ilginç tarafı, ben, anadilim olmayan bir dilde özel ders veriyordum ve
anadili İngilizce olan Amerikalı arkadaşlarımdan daha iyi sonuçlar aldırıyordum.
İsterdim ki şimdi de vaktim olsa ve ben kendi ülkemde çocuklara özel ders
verebilsem.

Türkçe´den sonra en iyi dilim İngilizce. En fazla zamanı ve ilgiyi İngilizce´ye
verdim çünkü. Avrupa´da okuduğum okullarda da İngilizce eğitim görüyordum.
Okullarım Amerikan üniversiteleriydi!

İtalya´da okulumdaki tek Türk´tüm ve üniversiteyi birincilikle bitirdim.
Dereceyle bitirmenin dışında, burada asıl önemli olan, kendi anadilimde değil de
sonradan öğrendiğim bir dilde okuyup ve anadili İngilizce olanları da geçerek
başarıyı yakalamış olmak.

Mesajım bir cümleyle şu : Ben yaptım oldu, siz de yapabilirsiniz! 

Yabancı Dili Kimler Öğrenmek İstiyor?

< Türkiye´nin dörtte bir nüfusunu oluşturan gençler

< Okulunda daha başarılı olmak isteyen öğrenciler

< Yeni mezunlar

< İş hayatına atılanlar

< Bir işte uzmanlaşmak isteyenler

< İçinde hala öğrenme tutkusu olan kişiler

< Çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek isteyen anne ve babalar

< Hiç yabancı dil çalışmamış olanlar

Yabancı Dili Öğrenmenin Nedenleri

< Kariyer Gelişimi

< Farklı Kültürleri Tanıma

< Kişisel Gelişim

< Ülke Gelişimi

< Daha Uzun Süre Yaşayabilmek

< Özgüven

Yabancı Dil Öğrenirken Yapılan Hatalar

< Türkçe Düşünmek

< Ara vermek

< Ezberlemek

< Sadece gramer öğrenmek

< Test çözmek

< İltifatlara aldanmak

< İlgi çekiciliği yitirmek

< Yakın arkadaşla derste yan yana oturmak 

 
  Editör :  admin
 
1 2 3 4 5   Puan Yok  
 Kaynak :  Kaynak Bilinmiyor

 Kategori  Yabancı Dil Bilgisi

315 Kişi Tarafından Okundu.

Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
 Takvim
11  Mart 2010  
Pts Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 2
 Bugün : 6
 Dün : 175
 Toplam : 166740
 Ip No : 38.107.191.116
     


Araştırmalar | Başarı Hikayeleri | Başarı Yazıları | Beyin Gücü | Bunları Biliyor musunuz? | Burçlar | Cinsel Yaşam | Formlar - Dilekçeler | İçki Türleri Hakkında | İnsan İlişkileri | Kavramlar | Motive Olmak | Özgüven Geliştirme | Testlerimiz | Vücut Geliştirme | Yabancı Dil Bilgisi | Gizlilik Politikası


 
 

   © Copyright - 2008 - FullBilgi.CoM - Türkiyenin Bilgi Kaynagi - Tüm Hakları Saklıdır. 

Destekleyenler



Coğrafya | ilköğretimde matematik etkinlikleriRuzunogluDarbe GünlükleriAnadolunun Sesi Bizimle Haberiniz olacakHEPİMİZİN SİTESİSailing Holidays in Turkey | Otel Şikayet | Jquery Example | Anadolu Üniversitesi | Otel Ara | Site Ekle | Otel Bul | Tatil Bul | Ucuz Oteller | Site Ekle | Ekonomik Tatil | Backlink | BackLink | frmsiteleri.net | Yardımcı | Bedava Program | Free Link Exchange | Nick Oluşturma | kelebekOyunsbsmatematikMp4 Dünyası - Mp4 Film ve Dizi DownloadAkabeForuM | EdebiyatOda oyunlarıÖzgürOkul.OrgEkitap Dünyası |

Google List Google Toplist Sistemi   HerBirSey Toplist   Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits  pagerank 
 
  

2.019,58 saniye.