Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi           İnt. Gazateleri           Rss Listesi
 
 

Başarı Hikayeleri »» Kendine inancı olan için, imkansız diye bir şey yoktur - ## FullBilgi.CoM - Türkiyenin Bilgi Kaynagi ##

 
 Son Konular

Son 30 Gün içinde Konu Eklenmedi.
 
 Popüler Konular

Son 30 Gün içinde Konu Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.519 1.5263
  Euro 2.0896 2.0997
 
 Hava Durumu



 
 Reklam




 

 
   



 

 Kendine inancı olan için, imkansız diye bir şey yoktur

Kendine inancı olan için, imkansız diye bir şey yoktur
 Yazı Boyutu

 Tarih : 04.10.2008 - 00:05:11 


Özgürlüğe koşan kadın Pembiye 6 Ocak 2008 O Batmanın bir köyünde, 20 kardeşten biri olarak doğmuş, ilkokulu bitirdikten sonra 14ünde bir gardiyanla evlendirilmiş bir kadın. Evliliğinin ilk ayında kocasından dayak yemeye başlamış, kayınpede



Özgürlüğe koşan kadın Pembiye 6 Ocak 2008

O Batman’ın bir köyünde, 20 kardeşten biri olarak doğmuş, ilkokulu bitirdikten
sonra 14’ünde bir gardiyanla evlendirilmiş bir kadın. Evliliğinin ilk ayında
kocasından dayak yemeye başlamış, kayınpederinin sürekli tacizine uğramış, kendi
ailesi tarafından reddedilmiş bir kadın. Arka arkaya yedi çocuk doğurmuş, birini
14 günlükken kaybetmiş, herkes tarafından terk edildiğinde sesini duyurmak için
beş kere intihara teşebbüs etmiş bir kadın.

Pembiye Beğer (32) bugün Batman Beşiri Öğretmen Evi’nde çalışıyor, lise ikinci
sınıf sınavlarına hazırlanıyor, resim yapıyor, “altın hayallerini” büyük
defterlere yazıyor, konuşuyor, konuşuyor, durmadan özgürlükten söz ediyor. BBC
onun hayatıyla ilgili çektiği belgeseli şubat ayında yayınlamayı planlıyor.
Açtığı ikinci resim sergisinde Batman Valisi’nin eşiyle birlikte poz veriyor.
Hayata en dipten başlamış bu kadın, şimdi yaptığı resimlerde kendini dev bir
ağacın tepesinde gökyüzüne bakarak çiziyor. İşte Pembiye’nin hikayesi.

Pembiye, Batman’da Garzan Kampı Köyü’nde doğdu. Annesi, babasının ikinci eşiydi.
Beşirili gardiyan M. Ş. D. ile evlendiğinde 14 yaşındaydı. Aslında gardiyan
Pembiye’yle evlenmek istememişti. Zaten evliliğinin ilk ayında, dayak yemeye
başladı ondan. İki görümcesi, kayınvalidesi ve kayınpederiyle aynı evde
yaşıyorlardı. Pembiye evde hapisti. Yaşı küçüktü ama hiçbir zaman boyun eğen
biri olmamıştı. Neden beni eve kapatıyorsunuz, diye sormaktan çekinmedi. Sen
gelinsin, ayıptır, çıkma dışarıya, dediler. 16 yaşında ilk çocuğunu doğurdu. Bu
da evdeki hapishane için yeni bir bahaneydi: Otur, çocuk bak!

Kocası sabahları 12 kilometre ötedeki Batman Kapalı Cezaevi’ndeki işine gidiyor,
akşam döndüğünde annesiyle kızkardeşlerinden Pembiye ile ilgili rapor alıyordu
önce. Sonra karısını odaya kilitleyip bir de onun ifadesini alıyordu. Bahane
hazırdı: Anneme, ablalarıma terbiyesizlik ettin! Sonra da dünyanın dayağını
atıyordu. Tekmeyle, yumrukla, sopayla. Çoğu zaman çocukların gözlerinin önünde.

Pembiye arka arkaya çocuk doğurur, dayak yer ve evde hapis yaşarken, bir de
kayınpederiyle uğraşmak zorundaydı. Kayınpeder, yanından hiç ayrılmıyordu. “Bu
iki keçiyi senin için aldım, canım sana kurban olsun” diyordu. Çocuklar bile
zamanla anladılar olup biteni. Dedeleri Pembiye’nin yanına geldikçe
gülüyorlardı. Pembiye de sinirinden eline ne geçerse duvarlara fırlatıyordu. Bir
kere babasına anlattı derdini, o umursamadı “baksın, ne olacak!” dedi. Kocasının
umurunda değildi, hayatında zaten Batman’da oturan başka bir kadın vardı.

ÖLÜMLE BURUN BURUNA

2002’de Pembiye’nin kayınvalidesi ve görümceleri İstanbul’a taşındılar. Kocası
da iznini onların yanında İstanbul’da geçiriyor, Pembiye’yi kayınpederiyle evde
yalnız bırakıyordu. Evde çıldıracak gibiydi genç kadın. Sonunda kendine bir
çıkış yolu buldu. Bir gün, savcılığa başvurdu. “Kocam bize bakmıyor, dövüyor,
hayatında biri var. Babası beni rahatsız ediyor. Gidecek yerim yok” diye şikayet
etti.

Kocası bu şikayeti on gün sonra duydu. Duyar duymaz büyük bir öfkeyle, elinde
zimmetli resmi tabancasıyla eve geldi. Küçük oğlu Müslüm, üç yaşındaydı.
Karısını ve oğlunu aldı, Çöl Dağı’na götürdü. Aslında dört kişiydiler, çünkü
Pembiye yine bir bebek bekliyordu. Gardiyan, oğlunu arabada bıraktı, karısını
alıp dağda önden yürüttü. Pembiye dönüp arkasına baktığında kocasının iki elini
kaldırdığını gördü, can havliyle hamile olduğunu söyledi. Kocası “Çok kişi var
hamile kadın öldüren” dedi. Pembiye bir süre sonra tekrar arkasına döndü.
“Tamam, beni öldür. Ama ne zaman yapacağını söyleme, ani olsun.” Kocası fikir
değiştirdi: “Seni öldürmeyeceğim. Ama gideceğim, senden kurtulacağım.”

Birkaç gün sonra, Pembiye’ye İstanbul’a gideceğini, boşanma davası açacağını
söyledi. Pembiye buna itiraz etmedi. Asıl korkusu, kayınpederiyle yalnız
kalmaktı. Kendi ailesinin “dul” bir kızlarını geri almayacağını biliyordu.
Gardiyan, babasına “İkinizi baş başa bırakıyorum, ne haliniz varsa görün” dedi,
son söz olarak.

DÖNÜM NOKTASI ANKARA

İki katlı evde, Pembiye üst katta kalmıştı. Kayınpeder alt kattaydı ama sürekli
gelininden su istiyor, çocuklarla yolladığı zaman “hayır anneniz getirecek” diye
ısrar ediyordu. Sonunda kayınpederine ilk kez bir çift laf edecek cesareti
buldu. “Gözüme görünme, bana hiç karışmayacaksın” dedi ama ısrarlı ilgisinden
kurtulamadı.

Bu dönemde ailesinin yanına dönmek için çok uğraştı. Üstelik son çocuğu
Rukiye’ye de hamileydi. Üvey annesine sığındı, kovuldu; annesine yalvardı,
mahkemenin geçici olarak bağladığı 200 YTL yoksulluk nafakasını vermeyi teklif
etti, yine geri çevrildi. Babası onu kabul etmek için bir sürü şart öne sürdü:
Önce bebeği aldır, sonra seni evlendiririm ama itiraz etmeyeceksin.

Bu bardağı taşıran son damlaydı. Pembiye kalktı, Batman Valiliği’ne gitti.
Dönemin Valisi Recep Kızılcık derdini dinledi. Pembiye’yi hemen Ankara Sosyal
Hizmetler’e bağlı Sığınma Evi’ne gönderdi. Orada 19 gün kaldı Pembiye. Bu 19
gün, onun için bir dönüm noktasıydı. Okulu dışarıdan bitirebileceğini orada
öğrendi. Çocuklarını, evini almak için harekete geçmesi gerektiğini düşündü.
Ankara Valiliği’nden yol parası alarak Beşiri’ye döndü.

BEŞ KERE ÇATIYA ÇIKTI

Batman Valisi’ne gidip çocuklarıyla yaşamak istediğini söyledi. Polis
gözetiminde evine geri döndü. Kocası o sırada evdeydi; polislere bir şey
diyemedi, Pembiye’yi evden kovamadı ama çocukları alıp alt kata, babasının evine
yerleşti. Bir süre sonra da İstanbul’a tayinini çıkarttı. Doğuma bir gün kala
büyük kızı Sena, “Biz yarın İstanbul’a gidiyoruz” diye haber verdi annesine:
“Çocuklar biraz şaşkın, biraz da neşeliydiler. İstanbul’a gidecekleri için olsa
gerek…”

Pembiye, yine kayınpederiyle başbaşa kalmıştı. Onu görmemek için kendi sokak
kapısının önüne duvar ördürdü; kayınpederi duvar henüz ıslakken tekmeyle,
sopayla yıktı. Yeniden ördürdü, yeniden yıktı adam. Sonunda Pembiye çıldırdı.
Komşunun kızını alarak karşı binanın çatısına çıktı. Savcılık onu Elazığ Ruh ve
Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne yolladı. 20 gün sonra döndüğünde, bu sefer
Batman’da bir binanın dördüncü katına çıktı; yine kurtarıldı, Dicle Üniversitesi
Hastanesi’nde on gün yattı. Ardından üç kere daha çıktı çatılara. Bu intihar
teşebbüsleri, Batman’da çok sık görülen diğer kadın intiharlarına benzemiyordu.
Pembiye’nin bütün dünyaya duyurmaya çalıştığı, “Ben buradayım, beni görün”
dediği birer imdat çağrısıydı. Sonunda evinin karşısındaki okulun çatısına
kamera koydular. Ev 24 saat gözetleniyordu. Kayınpederi korkusundan bir daha
bakmaya cesaret edemedi ona. Ondan kurtulmuştu. Zaten kayınpeder bir süre sonra
öldü.

Artık Pembiye, evde yalnızdı. Hayatında ilk defa özgürdü. Beşiri Kaymakamı Arif
Yalçın, onu Öğretmen Evi’nde 200 YTL. maaşla kat hizmetlisi olarak işe almıştı.
Orada öğretmenlerle sohbet ediyor, Halk Eğitim’de kilim dokuyan kızlarla dostluk
yapıyordu. Bir gün nakış için kartlara basılmış çocuk ve hayvan resimleri
görerek aynısını yaptı. Kaymakam, bunun üzerine ona resim yapmasını tavsiye
etti; şövale, kağıt, boya, büyük boy defterler aldı. İçinden geldiği gibi resim
yapmaya, renkleri, çizgileri keşfetmeye başladı. Ortaokulu dışardan bitirdikten
sonra, liseyi dışardan bitirmeye karar verdi. Evinde durmadan çiziyor, boyuyor,
çalışıyor, okuyordu. Büyük boy defterlere içini döküyordu.

Her bir deftere bir başlık atmıştı. “Benim Hünerlerim ve Altın Fikirlerim”
defterine, karanlıkta etrafı aydınlık gösteren gözlük… Güneş enerjisiyle ısınan
halılar, yorganlar, diye yazmıştı. “Eleştiriler” defterinde, oklar erkeklere
yönelmişti: Yaşlı erkeklerin genç kadınlara düşkünlüğü, kabalıkları en çok
eleştirdiği şeylerdi. “Güneş ve Ay’ın Evliliği” adlı defter ise, fantastik bir
hikayeydi.

İlk resim sergisini 17 Aralık 2006’da, ikincisini de 16 Aralık 2007’de açtı.
Şimdi her gece üç resim yapıyor. Özgüvenini artıracak rehber kitaplar okuyor,
lise 2. sınıf sınavlarına hazırlanıyor. “En büyük hayalim, liseyi bitirip Güzel
Sanatlar Fakültesi’nde resim okumak, sonra da kolumda resimlerimle Avrupa’yı
dolaşmak” diyor.

Pembiye, kocasından 2007 Haziran’ında resmen boşandı. Mahkeme, çocuklarının
velayetini babalarına verdi, şimdi İstanbul’da yaşıyorlar.

HAYALLERİMİN İÇİNDE ÇOCUKLARIM YOK

İki aydır bankaya 50’şer milyon yatırıyorum. Üniversite masraflarım için. Bu
hayallerimin içinde çocuklarım yok. Evlenmeyi de kesinlikle düşünmüyorum.
Özgürlüğüm için her şeyi feda ederim. Özgür olmayınca öğrenemiyorsun,
göremiyorsun, duyamıyorsun. Güzel ve terbiyeli kullandıktan sonra özgürlük bir
nimettir. Kötü kullanmak, bataklık ve ölümdür. Ben akıllıyım, yetenekliyim,
terbiyeliyim.




 
  Editör :  admin
 
1 2 3 4 5   Bu Konuya Toplam 3 Puan Verildi
646 Kişi Tarafından Okundu.

Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
 Takvim
12  Mart 2010  
Pts Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 1
 Bugün : 128
 Dün : 177
 Toplam : 167039
 Ip No : 38.107.191.115
     


Araştırmalar | Başarı Hikayeleri | Başarı Yazıları | Beyin Gücü | Bunları Biliyor musunuz? | Burçlar | Cinsel Yaşam | Formlar - Dilekçeler | İçki Türleri Hakkında | İnsan İlişkileri | Kavramlar | Motive Olmak | Özgüven Geliştirme | Testlerimiz | Vücut Geliştirme | Yabancı Dil Bilgisi | Gizlilik Politikası


 
 

   © Copyright - 2008 - FullBilgi.CoM - Türkiyenin Bilgi Kaynagi - Tüm Hakları Saklıdır. 

Destekleyenler



Coğrafya | ilköğretimde matematik etkinlikleriRuzunogluDarbe GünlükleriAnadolunun Sesi Bizimle Haberiniz olacakHEPİMİZİN SİTESİSailing Holidays in Turkey | Otel Şikayet | Jquery Example | Anadolu Üniversitesi | Otel Ara | Site Ekle | Otel Bul | Tatil Bul | Ucuz Oteller | Site Ekle | Ekonomik Tatil | Backlink | BackLink | frmsiteleri.net | Yardımcı | Bedava Program | Free Link Exchange | Nick Oluşturma | kelebekOyunsbsmatematikMp4 Dünyası - Mp4 Film ve Dizi DownloadAkabeForuM | EdebiyatOda oyunlarıÖzgürOkul.OrgEkitap Dünyası |

Google List Google Toplist Sistemi   HerBirSey Toplist   Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits  pagerank 
 
  

71.593,30 saniye.