Konuşma (Sözel) Apraksisi Nedir? Belirtileri Ve Tedavisi Hakkında Bilgi

Konuşma (Sözel) Apraksisi Nedir Belirtileri Ve Tedavisi Hakkında BilgiKonuşma apraksisi konuşma seslerinin üretilmesinde gerekli olan sinir ve kas düzeninin yeterli olmasına, konuşmayı sağlayan organlarda bir zayıflık ya da felç durumu olmamasına rağmen konuşma için gerekli seslerin istemli olarak üretilmesindeki güçlüktür. Apraksili çocuklar konuşma için gerekli ağız, dil gibi organların hareketlerinin konuşulan dile uygun olarak seçilmesi, planlanması, organize edilmesi ve başlatılması alanlarından birinde ya da birkaçında sorun yaşayabilirler. Bu güçlük ses, hece, sözcük ya da cümle seviyesinde olabilir. Daha uzun ve karmaşık sözcükler kısa ve basit olanlara göre daha zor söylenebilir. Çocukluk çağı konuşma apraksisinin çeşitli belirtileri vardır. Bu 40 belirtiler çok erken dönemde ve daha büyük çocuklarda bazı farklı özellikler gösterir.

Çocukluk çağı apraksisinde otomatik konuşmadan ziyade istemli konuşma bozulmuştur. Yani çocuk belirli bir mesajı aktarmak için iletişim kurmayı ne kadar çok isterse ve bilinçli bir çaba gösterirse, bu o kadar zor olacaktır. Bu nedenle böyle bir çocuğa konuşmasıyla ilgili fazla baskı yapılmaması gerekir. (Elbette bir dil ve konuşma terapistinin tedavi seanslarında tersi bir durum söz konusudur). Baskı olmaksızın yapılan sözel etkinlikler, şarkılar, şiirler, günlük konuşmalar, tekrarlayan öyküler apraksili bir çocuğu olan ailenin çocuklarıyla yapabilecekleri etkinliklerdir. Çocuk bu etkinlikleri yaparken destekleyici bir çevre oluşturulması gerekir. Hiçbir zaman “Söyleyene kadar istediğini yapmayacağım ya da vermeyeceğim” gibi zorlayıcı bir tavır içinde olunmamalıdır.

Çocuk halihazırda iletişimde konuşmayı etkin olarak kullanamıyorsa konuşmayı geçici olarak desteklemek için işaret dili ya da iletişim tahtalarından faydalanılır. Bu yöntemler çocuğun yaşadığı hayal kırıklığını azaltmaya ve konuşmanın gelişimine yardımcı olur. Apraksi diğer motor yeti ve dil işlevlerini de etkileyebilir. Dolayısıyla apraksili çocuklar fiziksel zorluklar ve öğrenme güçlüğü için de yardıma gereksinim duyabilirler. Dil ve konuşma terapisinden görülen fayda sınırlı olacaktır. Çocukluk çağı apraksisi hafif, orta ya da ağır düzeyde olabilir. Çocuğun sadece birkaç konuşma sesinde sorunu olabilir ya da çok ağır vakalarda konuşma tamamen anlaşılmaz olabilir. Bir kısmı terapiyIe çözüle bilirken bir kısmı terapiye rağmen yaşam boyu devamlılık gösterebilir. Apraksili çocuklarda dil ve konuşma gelişimi oldukça yavaştır.

Konuşmanın anlaşılabilirliği ileri derecede bozuktur (özellikle uzun cümleler kurulmaya başladıkça bu daha belirgin hale gelir) ve çocuk bu durumdan ötürü hayal kırıklığı yaşamaktadır. Ancak dili anlaması konuşmaya göre çok daha iyi düzeydedir. Apraksinin yoğun bir konuşma terapisi alınmadan düzelmesi oldukça zordur. Çok küçük çocuklarda, apraksi ile ileri derecede fonolojik bozukluğu veya özgün dil bozukluğunu ayırt etmek güçtür. Bu ayrımlaştırma bir dil ve konuşma terapisti tarafından 3,5- 4 yaşlarında yapılabilir. Apraksili bir çocuk konuşma ya da konuşma dışı hareketleri yaparken bilinçli bir çaba gösterdiğinde ya da bu hareket başkaları tarafından talep edildiğinde sorun yaşar. Aynı hareket ya da sesler çocuk oyun oynamakla meşgulken ya da kimse dikkat etmediğin-de ya da çok büyük bir çabayla denediğinde gerçekleşebilir. Örneğin çocuk kendi kendine oynarken “ma, ba, da” hecelerini ürete bilirken annesi “haydi mama de” dediğinde bunu yapamayabilir. Dudaklarıyla doğru pozisyonu arar. Bir hareketi nasıl yapılacağını düşünmeden bir seferinde gerçekleştirirken, bilinçli olarak düşündüğünde gerçekleştiremeyebilir.

Belirtileri

  • Bebeklik döneminde cıvıldama ve babıldama yoktur.
  • ilk sözcükler biraz gecikmeyle söylenir, ancak ses eksikleri vardır, Ünsüz üretimi çok kısıtlıdır.
  • Seslerin birleştirilmesinde sorun vardır.
  • Çocuk sürekli olarak zor seslerin yerine kolaylarını koyarak ya da bu sesleri atarak konuşur.
  • Beslenme güçlükleri olabilir.
  • Yaşından beklenmeyen düzeyde tutarsız ses hataları yapar.
  • Dili anlaması üretiminden daha iyidir.
  • Konuşmayı taklit etmede problemi vardır.
  • Sesleri üretmeye çalışırken ya da amaçlanan bir hareket için dudaklar, diş ve çeneyi koordine etmeye çalışırken doğru hareketi arar.
  • Uzun sözceleri kısalara göre daha zor söyler.
  • Yavaş, eforlu, duraksayarak konuşur.
  • Kaygılı olduğunda konuşması kötüleşir.
  • Dinleyiciler tarafından anlaşılması güçtür.
  • Terapiyle yavaş ilerleme kaydeder.

Oral-motor apraksi: Konuşma dışı amaçlarla ağız kaslarındaki istemli hareketlerin kontrolündeki bozukluktur. Bu tarz sorunu olan birinden yutması, öksürmesi, öpücük vermesi veya dilini dışarı çıkarması istendiğinde bunu başaramayabilir. Yönerge verilerek ardışık hareketleri yapması istendiğinde (önce öpücük yolla, sonra gülümse, sonra üfle… gibi) bunu yapmakta zorlanabilir.


Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.