Ağlama Duvarı Neden Kutsaldır? Neden Ağlarlar? Tarihi Özellikleri

Ağlama Duvarı Neden Kutsaldır? Neden Ağlarlar? Tarihi ÖzellikleriYahudilerin Hz. Süleyman (as)’ın Kudüs’te yaptırdığı Beyt-ül Makdis’ten (Mescid-i Aksa) kaldığına inandıkları ve kutsal kabul ettikleri duvar. Yahudilerin ha-Kotel ha-Ma’aravi (batı duvarı) dedikleri bu duvar, zamanla Hristiyanlığın etkisiyle “Ağlama Duvarı” olarak isimlendirilmiştir. Yaklaşık 485 m. uzunluğunda olan Ağlama Duvarı, toprak seviyesinin üstünde 24 büyük taş sırası ile yer altında kalan 19 taş sırasından meydana gelmektedir. Yüksekliği toprak seviyesinden itibaren 18 m. olup 6 m.’si mabed alanının seviyesini aşmaktadır. Taşlardan bazılarının uzunluğu 12 m., yüksekliği 1 m., ağırlığı ise 1 tondan fazladır. 1967 yılındaki Arap-İsrail (Altı Gün) Savaşı’na kadar sadece 30 m.’lik kısmı ibadet için kullanılmaktaydı.

Bugünkü haliyle duvarın en üstünde bulunan 11 sıra, İslami dönemden kalmadır. Geri kalan kısım ise Hz. Süleyman (as) zamanından kalma olmayıp, Herod dönemi mimari özelliklerini taşımaktadır. Kudüs’ün doğu kesiminde Kubbettüs Sahra Camii’nin de bulunduğu Harim-i Şerif’in batı tarafında Tyropean Vadisi’nin kayalık tabanı üzerinde yer alan Ağlama Duvarı, MS I. yüzyıldan itibaren Yahudiler tarafından mukaddes kabul edilmeye başlanmıştır. Yahudilerin önünde ibadet ettikleri bu duvar, Kudüs’ün ve Beyt-i Mukaddes’in yakılıp yıkılışmı, esir olarak Romahlar tarafından başka ülkelere sürülüşlerini anmak, hatıralarını tazeleyip, mabede yeniden kavuşmak ve Yahudi hakimiyetini kurmak hayali içinde dua etmeleri amacıyla kullanılmaktadır. Kudüs İslam hakimiyetine girdikten sonra, Yahudiler serbestçe Kudüs’e girebilmişler, ibadetlerini özgürce yerine getire-bilmişlerdir.

Ağlama Duvarının önünde dualarını etmişlerdir. Osmanlıların Kudüs’ü fethetmelerinden ve İspanya’dan koyulan Yahudilerin Kudüs’e göç etme ve burayı ziyaret etme imkanının doğmasından sonra Ağlama Duvarı Yahudiler için devamlı bir dua yeri haline gelmiştir. Osmanlılar Yahudileri himaye ettikleri gibi, Mescid-i Aksa ve Ağlama Duvarı’m tamir ettirip, yıkılmaktan korumuşlardır. Bölgede Yahudi nüfusunun artmasından sonra Yahudiler Ağlama Duvarı’nın önüne sıralar, masalar koymak ve o bölgedeki evleri yıkmak istediyseler de, Müslümanlar buna mani olmuşlardır. 1929 yılında Müslümanlarla Yahudiler arasında olaylar çıkmıştır. Birleşmiş Milletler Cemiyeti tarafından kurulan bir heyet, duvarın Müslümanların mülkiyetinde olduğuna ve Yahudilerin orada dua edebileceklerine karar vermiştir.

Ağlama Duvarı Neden Kutsaldır? Neden Ağlarlar? Tarihi Özellikleri1948 yılında Kudüs’ün doğu kesiminin Ürdün’ün eline geçmesi üzerine Yahudilerin bu duvarı ziyaret etmeleri yasaklanmıştır. 1967 Arap-İsrail Savaşında Kudüs’ün doğu yakasının İsrail tarafından işgal edilmesi üzerine bu olayı askeri ve sivil tüm Yahudiler duvarın önünde kutlamışlardır. Daha sonra ise duvarın bulunduğu bölgedeki mahalle yıkılarak geniş bir alan açılmıştır. Ağlama Duvan’nı Hz. Süleyman (as)’ın yaptırdığı mabedden bir kalıntı olarak kabul ettikleri kutsal bir mekan sayan Yahudiler, mabedin yıkılış yıl dönümü, özel günler, kutsal tarihler gibi çeşitli vesilelerle burada dua etmektedirler. Yahudilerin en büyük hedefi, bu mabedin eski ölçülerine göre yeniden yapılmasıdır. Bu ise Beyt-i Mukaddes’in yeniden yapılması, yani bugünkü Kubbettüs Sahra ve Mescid-i Aksa’nın yıkılması gerektiği anlamına gelmektedir ki bu, Müslüman aleminin kabul edeceği bir durum değildir.


Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.