Wright Kardeşler Uçağı Nasıl Buldu? Uçağın İcadı | Hakkında Bilgi | Hayatı

Wright Kardeşler Uçağı Nasıl Buldu Uçağın İcadı Hakkında Bilgi HayatıÇağdaş havacılığın öncüleri olan Amerikalı Wilbur (1867-1912) ve Orville Wright (1871- 1948) kardeşler bir psikoposun oğluydular. Lise öğrenimlerini tamamlamışlarsa da çeşitli nedenlerle diplomalarını almamışlar, zaten yüksek öğrenimi sürdürmeyi de düşünmemişlerdi. Gençlik yıllarında önce babalarının yayınladığı “Religious Telescope” (Dini Teleskop) adlı derginin hazırlanmasına yardım etmişler, 1889’da kendi gazeteleri olan “Westside News”u (Batı Yakası Haberleri) kendi yaptıkları makine ile basarak yayınlamışlardı, 1892 yılında Dayton’da Wright Bisiklet atölyesini açarak kendileri için çok elverişli bir iş kurdular. Dönemin en ilginç mekanik aygıtlarından olan bisiklet yapımı, onarımı ve satın ile uğraşırken ileride karşılaşacakları uçuş sorunları için sağlam bir makine temeli de kazanmış oluyorlardı. Uçuş ve sorunlarına olan ilgileri çocukluklarında ellerine geçen kurgulu bir oyuncak “helikopterle başlayan Wright kardeşler, bu konuyla ciddi olarak ilgilenmeye 1891 yılında, ünlü planör uçucusu Otto Lilienthaf e duydukları hayranlık sonucu adım attılar. Ancak doğrudan işe girişmeleri, Lilienthal’in 1896’da bir planör kazası sonucu ölümü üzerine, onun bıraktığı noktadan devam etmek amacıyla olmuştur.

Kendilerini bu konuda sistematik olarak eğitmeye karar vererek Washington kentindeki ünlü Smithsonian Enstitüsünden kaynak istediler. Bu amaçla okudukları kitaplar arasında Lilienthal’in “The Problem of Flying” (Uçma Sorunu) ve “Practical Experiments in Soaring” (Süzülme için Pratik Denerneler)’i ile uçma girişimleri tarihinin en ünlü yazarı Octave. Chanute’ün “Progress in Flying” (Uçuşun Gelişimi) adlı kitapları bulunmaktaydı. Wilbur, Chanute ile yazışarak tanışmıştı. Sonraları kardeşiyle birlikte yaptıkları denemeleri sürekli olarak Chanute’e bildirdiler. Wright’ların uçmaya ilgi gösterdiği devir bu iş için oldukça elverişliydi: aerodinamiğin bazı temel ilkeleri bilinmekte ve elde bir dizi “deneysel” veri bulunmaktaydı. Ayrıca içten patlamalı motor da otomobilde kullanılacak kadar gelişmişti. Her ne kadar arada bilimsel çalışmaları olmuşsa da Wrightların konuya yaklaşımları daha çok mühendislik yönündendir. Her iki konu için de yeterli eğitim görmemiş oldukları halde ikisiyle de içgüdüleri ve yetenekleri sayesinde baş edebiliyorlardı.

Orville, bir uçan makinenin daha fazla denetlenebilir olması gerektiğine ve yanal denge için sağ ve sol kanalların rüzgâra değişik hücum açılarıyla çıkması zorunluluğuna inanıyordu. Wilbur bunun pratik yoldan kanalları eğip bükerek başarılabileceğini kestirdi. 1899 Temmuzunda uçurtmaya benzer, çift kanatlı, küçük planör yaptılar. Kanat açıklığı 1.5 metre kadar olan bu planörün dengesi ve manevra yeteneği kanat uçlarındaki hava basıncı değişimi ile sağlandı. Bu iş için kanalların hücum açılan değiştiriliyordu. Bu etki ve yatay yüzey (dalış) ayarlanabilirliğinin yanı sıra düşey bir dümen kanadının da eklenmesiyle uçağın tam manevra için gerekli her üç eksene göre denetimi mümkün oluyordu. İlk kullanılan dalış ayarı, bir çift küçük yatay kanatla yapılmaktaydı. Üst üste bulunan bu kanallar, kanat açıklığı 5.5 metre olan bir planörün asıl kanatlarının 1 metre kadar önüne yerleştirilmiş ve arka kenarları yükseltilip alçaltılarak baş-kıç dengesi sağlanabilmişti. Ancak bu planörü pilotlu olarak uçuramadılar. Lilienthal’in hava basıncı tablolarına göre yaptıkları hesaplar elverişli sonuç vermemiş, uçuş için rüzgar hızının saatte en az 40 kilometre kadar olmak gerektiği denemeler sırasında ortaya çıkmıştı. Yine denetim düzenlerinin çalışmasından aldıkları güvenle Kuzey Carolina’da Kitty Hawk mevkiindeki Kil’ Devil tepesinden aşağıya uçuş denemelerini sürdürdüler.

Planörün kalkma yeteneğindeki yetersizliğin ellerindeki aerodinamik verilerin hatalarından ileri geldiğine karar vcren Wright kardeşler ABD’deki ilk rüzgar tünelini kurdular. 1901 yılının sonuna doğru, uzunluğu 2 metreye yakın olan bu tünelde 200’den fazla değişik kanat yüzeyini çeşitli hücum açılarında ve hızlarında denediler. Tekli, çiftli ve üçlü, hatta ardı arda iki kanat modelleri üstünde çalıştılar. Kanat açıklığının ene göre fazla olmasının daha elverişli olduğunu ve en önemlisi kanatların ön taraflarının keskin olmak yerine yuvarlak kesitli olmak gerektiğini gördüler (ancak bu sonuncusu bu günün sesten hızlı uçaklarında gene tersine dönmüştür). Bu denemeler başarılarının temelini oluşturdu. Düzenledikleri daha sağlıklı tablolar yardımıyla 1902’de yaptıkları planörün kanat açıklığı 10 metreyi buluyordu; ama en önemli özelliği iki düşey kanadı bulunan kuyruk kısmıydı. Ön kanatların hücum açılan değiştirilirken kuyruğun önemli bir denge unsuru oluşturduğunu anlamışlardı. Bu planörle 2 kilometreye yaklaşan uçuşlar yaparak, gittikçe daha küçük açılarla inişi becerebildiler; hatta yataya yakınlıklarının, gözledikleri şahinlerinkinden daha fazla olduğunu gördüler.

Sıra motor takmaya geldiğinde, bulabildikleri motorların çok ağır olduğunu ve hiç kimsenin de istedikleri niteliklerde motor yapmaya yanaşmadığını gördüler. Bunun üzerine kendi motorlarını yapmaya giriştiler. Yaptıkları dört silindirli ve 12 beygir gücündeki motoru uçağa yerleştirdiklerinde pilotla birlikte hepsinin ağırlığı 340 kg. kadardı ve karada hızı saatte 50 kilometreye ulaşıyordu: Bu yeni uçaklarını Kitty Hawk’a götürerek uçuş denemelerine başladılar. 17 Aralık 1903 günü ilk uçuşu havada 70 metre kadar uçabilen Orville başardı. O günkü dördüncü denemelerinde Wilbur uçakla havada 250 metreden fazla gitti, birden değişen rüzgâr uçağı hırpaladığı için ilk kez motorlu ve insanlı uçuşun başarıldığı o gün başka deneme yapamadılar. izleyen yıllarda uçaklarını geliştirmeye, tanımaya ve destek bulmaya uğraşan Wright kardeşler, çeşitli yerlerde uçuş gösterileri de yaptılar 1909’da Wilbur Roma’da Orville ise Berlin’de uçtu.

29 Eylül 1909 günü New York’da “Governer’s İsland”dan kalkarak Özgürlük Anıtını dolanıp geri dönmek ve 4 Ekim’de de Grant’ın mezarına olan 30 kilometrelik yolu, uçarak gidip gelmekle uçuş başarılarının doruğuna ulaştılar. Her iki uçuşu da Wilbur gerçekleştirmiştir. Daha sonraları rakipleri ile patent mücadelesine girdiler. Bunun baskısı altındayken tifoya yakalanan Wilbur 1912’de öldü. Orville ise 1915’de Wright şirketin’ devrederek kendisini tümüyle araştırmaya verdi. Bu arada 1948:deki ölümüne kadar Amerikan Ulusal Havacılık Danışma Kurulu üyesi olarak kaldı. İlk uçuşlarının 25. yıl dönümünde Kill Devil tepelerine “Wright Kardeşler Ulusal Anıtı”nın ilk taşlarının konmasına yalnızca Wilbur tanık olacaktı. Bu, Amerika Birleşik Devletler’inde bir insan için henüz sağken yapılan tek anıttır.

Benzer Yazılar


8 Yorum

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.