Avrupa Birliği Ve Türkiye İlişkileri Hakkında Özet Bilgi

İkinci Dünya Savaşı’nda büyük nüfus kayıplarına uğrayan Avrupa devletleri savaştan sonra beslenme, barınma, sağlık ve çeşitli alt yapı sorunları ile karşı karşıya kaldılar. Savaş sonrası dönemde ise öncelikle savaşın yol açtığı yıkımı onarmak ve bir daha böyle acı olayların yaşanmaması için harekete geçtiler. Bu yeni dönemde Avrupalılar aralarındaki iş birliğini ve dayanışmayı güçlendirmek amacıyla “Avrupa Birleşik Devletleri” düşüncesini benimsediler.

Avrupa Birliği Ve Türkiye İlişkileri Hakkında Özet BilgiBirleşik Avrupa’ya giden yolda ilk adım 1949’da Avrupa Konseyinin kurulmasıyla atıldı. 1951’de ise Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman’ın girişimiyle Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu kuruldu. Fransa, Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg’un katılımıyla kurulan bu topluluk üye ülkelerin kömür ve çelik üretimini birleştirme esasına dayanıyordu. Savaş sanayisinin ham maddesini oluşturan bu ürünlerin kontrol altına alınmasıyla Avrupa’da yeni bir savaş ihtimalinin azalacağı düşünülüyordu. Bunun aynı zamanda ülkelerin ekonomik kalkınmasını hızlandıracağına ve aralarındaki bütünleşmeye katkı sağlayacağına inanılıyordu.

Kömür ve Çelik Topluluğu’nun olumlu sonuçlarını alan topluluk üyeleri ortak Avrupa projesini daha ileriye taşımak istediler. Bu amaçla 1957 yılında imzaladıkları Roma Antlaşması’yla Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu (AET) kurdular. Topluluğa zaman içinde önce Avrupa Topluluğu (AT) daha sonra da Avrupa Birliği (AB) adlarını verdiler.

Avrupa Birliği bugün dünyanın en önemli bölgesel bütünleşme hareketlerinden biri olarak varlığını sürdürmektedir. Birlik, insan haklarına saygıyı, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne bağlılığı ve işleyen bir serbest piyasa ekonomisine sahip olmayı temel ilkeler olarak benimsemiştir. Türkiye 1954’te Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni imzalayarak birliğin savunduğu bu değerlere bağlı olduğunu göstermiştir. 1959’da da Avrupa Ekonomik Topluluğu’na tam üyelik başvurusunda bulunmuştur.

Avrupa Ekonomik Topluluğu, Türkiye’nin üyelik başvurusuna verdiği cevapta henüz tam üyelik şartlarını taşımadığını ileri sürerek Türkiye’ye ortaklık önerisi yaptı. Bunun üzerine iki taraf arasında 1963 tarihli Ankara Antlaşması imzalandı. Onu 1970’te imzalanan Katma Protokol izledi. Ancak Türkiye o yıllarda yaşadığı siyasi ve ekonomik sorunlar nedeniyle bu antlaşmaların gereklerini tam olarak yerine getiremedi. 12 Eylül 1980 askeri müdahalesi ise AET’nin Türkiye ile ilişkilerini dondurmasına yol açtı.

1983 yılında çok partili seçimlerin yapılmasıyla birlikte Türkiye AB ilişkileri yeniden canlandı. 1987 yılına gelindiğinde Türkiye bir kez daha topluluğa tam üyelik başvurusunda bulundu. 1 Ocak 1996’dan itibaren de üye ülkelerle Gümrük Birliği’ne girdi. Böylece AB ile bütünleşme yolunda önemli bir adım daha attı. 1999 yılında Helsinki’de yapılan AB zirvesinde ise Türkiye oy birliği ile aday ülke olarak kabul edildi. Bu tarihten sonra ülkemizin AB’ye katılım süreci hızlandı. TBMM’de yapılan yasal düzenlemelerin ardından da 3 Ekim 2005’ten itibaren AB ile Türkiye arasında tam üyelik müzakerelerine başlandı.

Türkiye AB ile müzakereleri olabildiğince hızlandırarak bir an evvel üyelik sürecini sonuçlandırmak istemektedir. Ancak Türkiye’nin tüm çabalarına ve gerçekleştirdiği reformlara rağmen AB üyesi bazı ülkeler, ülkemizin üyeliğine sıcak bakmamaktadır. Bu ülkeler genellikle artan nüfusu nedeniyle Türkiye’nin Avrupa Parlamentosunda en fazla üyeye sahip olmasından endişe duymaktadır. Diğer yandan ekonomik kalkınmamızın yetersiz olduğunu düşünen bu ülkelerin yöneticileri Türkiye’nin coğrafi konumu ve kültürel yapısıyla da Avrupalı kabul edilemeyeceğini ileri sürmektedir. Türkiye ise karşılaştığı bütün bu haksız değerlendirmelere ve engelleme çabalarına rağmen AB üyeliği hedefini artık bir devlet politikası haline getirmiştir. Devletimiz katılım müzakerelerini yürütmesi için 2005 yılında bir başmüzakereci atamış, 2011 yılında da AB Bakanlığını kurarak konuya verdiği önemi göstermiştir.

Avrupa Birliği Ve Türkiye İlişkileri Hakkında Özet Bilgi

Benzer Yazılar


Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.