Tarih Alanında Yapılan İnkılaplar Nelerdir?

Tarih Alanında Yapılan İnkılaplar Nelerdir?Cumhuriyet öncesi dönemde Türklerin tarihi Osmanlı Devleti’nin kuruluşu ile başlatılıyor, daha önceki devirler yok sayılıyordu. Bu tarih anlayışı Türk kültürünün gelişimini engellediği gibi Batı’da Türkler aleyhine ortaya atılan iddiaların cevapsız kalmasına neden oluyordu. Öğrencilik yıllarından beri tarihe ilgi duyan Mustafa Kemal ise Türk milletinin köklü ve zengin bir tarihe sahip olduğunu biliyordu. O, ayrıca Türklerin tarih boyunca kurdukları devletlerin dünya medeniyetine yaptıkları katkıların ve insanlığa hizmetlerinin yeterince anlatılamadığını düşünüyordu. Bu nedenle de Türk tarihinin araştırılarak milletimizin kültürel zenginliğinin bir an evvel gözler önüne serilmesini istiyordu. Mustafa Kemal bu konuda hissettiği sorumluluğu ise “Büyük devletler kurun atalarımız, büyük ve kapsamlı medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur.” sözleriyle dile getirmişti.

Mustafa Kemal Tarih İnkılabı ile Türkleri öz güven sahibi bir millet haline getirmek istiyordu. 0 ayrıca yabancıların Türk milleti hakkındaki yanlış inanışlarının ve haksız propagandalarının ortadan kaldırılmasına büyük önem veriyordu. “Bizim başka milletlerden hiçbir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız.” diyen Atatürk milletimize yönelik suçlamaları da şu sözlerle cevaplamıştır: “Hiçbir millet, milletimizden ziyade yabancı unsurların inanç ve adetlerine riayet etmemiştir. Hatta denilebilir ki diğer din sahiplerinin dinine ve milliyetine saygılı olan tek millet bizim milletimizdir.”

Mustafa Kemal’in Türk milletinin özellikleri konusundaki hassasiyeti hakkında ülkemizin ilk kadın tarih profesörü Ayşe Afet inan şunları anlatmaktadır:

“1930 yılında, Fransızca coğrafya kitaplarının birinde, Türk ırkının sarı ırka mensup olduğu ve Avrupa zihniyetine göre ikinci derece bir insan tipi olduğu yazılıydı. Bunu kendisine gösterdim. ‘Bu, öyle midir?’ dedim.

– Hayır, olamaz, bunun üzerinde meşgul olalım, sen çalış, dediler.”

Mustafa Kemal bu konuşmadan sonra tarih üzerindeki çalışmalarını ve araştırmalarını yoğunlaştırdı.

Tarih inkılabı sırasında Mustafa Kemal’in en yakın yardımcısı manevi kızı Ayşe Afet inan oldu. Afet Hanım 1930 yılında toplanan Türk Ocaklarının altıncı kurultayında, Türk tarihinin eskiliğinden ve Türklerin kurduğu büyük medeniyetlerden bahseden bir konferans verdi. Daha sonra da Mustafa Kemal’in himayesinde çalışacak olan “Türk Tarih Heyeti’nin kurulmasına öncülük etti. Görevi Türk tarihinin kaynaklarını araştırmak, bulmak ve yayımlamak olan bu heyet ilk önce “Türk Tarihinin Ana Hatları” adlı bir eser hazırladı. 12 Nisan 1931’de Türk Tarihi Tetkik Cemiyetinin kurulmasının ardından da çalışmalarını bu cemiyetin çatısı altında sürdürdü.

Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti ilk iş olarak liselerde okutulmak üzere 4 ciltlik bir “Tarih” kitabı yayımladı. 1932 yılı Temmuz ayında ise Ankara’da Birinci Türk Tarih Kongresi’ni topladı. Kongreye katılan Mustafa Kemal burada yaptığı konuşmada “Ben fani bir insanım, bir gün öleceğim. Büyüklüğüne ve üstün kabiliyetine inandığım Türk ulusunun gerçek tarihinin yazılmasını sağlığımda görmek istiyorum. Onun için bu toplantılarda kendimden geçiyor, her şeyi unutuyor, sizi yoruyorum. Beni affedin!” diyerek Türk tarihinin aydınlatılmasına verdiği önemi gösterdi.

Mustafa Kemal, tarihi milli varlığımızın temeli olarak görmüştür. “Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” sözüyle de tarihin yeni nesillere öğretilmesinin önemine dikkat çekmiştir. Ayrıca tarih alanında bilimsel çalışmalar yapması ve tarihi öğretecek kişiler yetiştirmesi amacıyla 1935 yılında Ankara’da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin kurulmasını sağlamıştır.

Benzer Yazılar


Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.